rapor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rapor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2008 Pazartesi

Birleşik Devletler-Çin Ekonomik ve Güvenlik Gözden Geçirme Komisyonu Üzerine



Artık işim mi desem sevdiğim bir alışkanlık mı bilmem, her Allah'ın günü resmi gazetelere bakmadan edemem. Mesleğim gereği önce Avrupa Birliği Resmi Gazetesi'yle başlamıştım, sonra bizim Resmi Gazete, son zamanlarda Federal Sicil'i de takip eder oldum, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) idari resmi gazetesini yani. Aslında - laf aramızda - mevzuat okumayı da pek sevmem; hızlıca bir göz atar, işime yarayan, önemli kısımları seçmeye çalışırım. Velhasıl gözüme çarpan ilginç bir başlığı da kaçırmam doğrusu. Bu sayede olduk olmadık şeyler öğrenir, bilgimi, hatta zaman zaman uzmanlığımı pekiştiririm.




Aynen geçen gün, 26 Haziran günü olduğu gibi. Federal Sicil'e bakıyorum Uluslararası Ticaret İdaresi ve Komisyonu'ndan bir duyuru var mı diye, gözüme çarptı: Birleşik Devletler-Çin Ekonomik ve Güvenlik Gözden Geçirme Komisyonu'ndan (İngilizce U.S.-China Economic and Security Review Commission) bir duyuru, kamuya açık toplantı duyurusu. Konu "Çin'de Anahtar Sanayilerde Araştırma ve Geliştirme ile Teknolojik İlerlemeler". Toplantıdan ziyade Komisyon'un kendisi ilgimi çekti benim, nedir, ne değildir birkaç dakika araştırayım dedim. Zaten zor bir iş değil, duyuruda kısa tanıtıcı bilgi var, gerisi de internet sitesinden edinilebiliyor.


Birleşik Devletler-Çin Ekonomik ve Güvenlik Gözden Geçirme Komisyonu 2000 yılında oluşturulmuş, 2001 yılı Ulusal Güvenlik Yetkilendirme Yasası aracılığıyla. Komisyon'un amacı ABD ile Çin arasındaki ikiltaraflı ticari ve ekonomik ilişkilerin ulusal güvenlik yansımalarını izlemek, araştırma ve Kongre'ye bu konuda yıllık bir rapor sunarak gerekli görüldüğü taktirde idari ve yasal önerilerde bulunmak. Senato ve Temsilciler Meclisi'nin önderleri tarafından seçilen 12 üyeden oluşan Komisyon çalışmalarını sekiz alanda yoğunlaştırıyor: silahlanma faaliyetleri, ekonomik transferler, enerji, Birleşik Devletler sermaye piyasaları, bölgesel (yani Asya'da) ekonomik ve güvenlik etkileri, ikiltaraflı programlar, Dünya Ticaret Örgütü düzenlemelerine uyum ve Çin'de düşünceleri açıklama ve bilgiye erişim konusundaki kısıtlamalar. Komisyon'un emrinde gerek Çin gerekse de çalışma alanları konusunda uzman bir ekip ve idari personel bulunuyor.




Komisyon inceleme ve raporlama çalışmaları çerçevesinde her yıl bir dizi toplantı da düzenliyor. Bu toplantılar aracılığıyla akademisyenler, iş dünyası ve bürokrasi ile görüş ve bilgi alış verişinde bulunan Komiserler yıllık raporları için önemli girdiler temin ediyor. 2007'de yedi toplantı düzenlenmiş, "Çin'de Anahtar Sanayilerde Araştırma ve Geliştirme ile Teknolojik İlerlemeler" bu yıl düzenlenecek sekiz toplantıdan beşincisi.




Birleşik Devletler-Çin Ekonomik ve Güvenlik Gözden Geçirme Komisyonu hakkında okuduklarım ABD ile ilgili üç gözlemimi teyit ediyor. Birincisi, Washington, D.C.'de kökleşmiş Çin'e yönelik realist bakış açısı. Çin uzun, hatta orta vadede ABD'nin küresel hegemonyasına bir numaralı tehdit olarak algılanıyor ve vazgeçilemeyecek konumda olan ekonomik ilişkilere de bu mercekten bakılıyor. Nitekim Komisyon kurulduğu günden beri Çin'e karşı eleştirel bir tutum takınmış. Birkaç yıl önce Çin'in ABD'ye doğrudan yabancı sermaye yatırımların ne kadar rahatsızlık yarattığı da hala akıllarda. İkincisi, ABD'de karar-alma mekanizmalarının, özellikle de yasama sürecinin - elbet ki nihai kertede siyasal, haliyle popülist olmakla beraber - profesyonel istişare ve araştırma işlevine ne kadar önem verdiğini bir kez daha görüyorum. Bizim Meclis'in araştırma ve soruşturma komisyonlarının daha çok fırın gezmesi lazım. Son olarak ABD'de idari sürecin, prosedürlere boğulmuş olmakla beraber, şeffaf ve yazılı işleyişini bir kez daha takdir ediyorum.

Malum günlüğümüzün konusu ticari savunma araçları. Dolayısıyla Komisyon'un çalışmalarını bu açıdan değerlendirmemek olmaz. Bu amaçla Komisyon'un Kongre'ye 2007 Raporu'na göz attım. Rapor sırasıyla ticari ve ekonomik ilişkiler, Çin'in güvenlikle ilgili faaliyetleri, enerji ve çevre politikaları, Çin'in Asya'daki yeri ve Çin'in medya ve bilgi kontrol faaliyetleri. Tahmin edebileceğiniz gibi ilk bölümde damping ve sübvansiyon konularına değiniliyor.

Raporun yönetici özetinde Çin'in ekonomik politikaların Dünya Ticaret Örgütü'ne üyelik yükümlülüklerinin lafzı ve ruhuna aykırı olduğu, ABD'nin Çin'in sanayi politikası taktiklerine sadece Cenevre kanalıyla değil, telafi edici vergiler ve anti-damping soruşturmaları vasıtasıyla karşı koyduğu hatırlatılıyor.

Kuzey Carolina mobilya imalatçılarının Çin karşısında rekabet etmekte yaşadığı zorluk ve anti-dampinge başvurmaları bir vaka incelemesi olarak ele alınıyor. Bu bölgede birçok şirketin üretimi bırakarak Çin'den ithalata başladığının altı çiziliyor. Komisyon'a göre bu durum ileride damping şikayeti başvurusu yapılmasını imkansız kılabilir. Yanlış bir yorum tabi.

Ticari ve ekonomik ilişkiler kısmının sonunda yer alan önerilerden üç tanesi anti-damping ve telafi edici önlemlerle ilgili (sayfa 74 ve 75). Komisyon Kongre'den ilgili mevzuatta iki değişikliklere gitmesini istiyor. İlk değişiklik döviz kuru manipülasyonunun yasadışı ihracat sübvansiyonu olarak kabul edilmesi ve telafi edici önlemlerin hesaplanmasında dikkate alınmasını sağlamak. İkincisi ise soruşturmalarda yer alabilmek için temsil oranının aşağıya çekilmesi. Komisyon bu değişikliğin gerekçesi olarak satışlarda yaşanan kayıplar sonucunda bazı üretim dallarında üreticilerin azınlık haline gelmesini gösteriyor.

Söylemeye gerek bile yok, her iki değişiklik önerisi de öneride bulunmak için uydurulmuş, ipe sapa gelmez düşünceler. Komisyon döviz kuru manipülasyonu ile döviz kuruna kamu müdahalelerinden bahsetmeye çalışıyor, kullandığı terim hatalı. Dünya Ticaret Örgütü Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Önlemler Anlaşması'nda yer alan tanımlama bu müdahalelerin sübvansiyon sayılmasını mümkün kılmıyor. Sırf ekonomik açıdan baksak ve sübvansiyona eşdeğer önlem diye kavramsallaştırsak bile pek anlamlı bir tabloyla karşı karşıya kalmıyoruz. Zira aynı mantıktan hareketle Çin hükümetinin ABD tahvilleri alarak ülkenin cari işlemler açığını finanse etmesi ve Walmart'ın ithalatını güvenceye alması da sübvansiyon sayılabilir. Ayrıca damping ve sübvansiyon soruşturmalarında zararın hesaplanmasında döviz kuru dalgalanmalarının dikkate alınarak düzeltmelere gidilmesi Birleşik Devletler üreticilerin aleyhine sonuçlara da neden olabilir.

İkinci öneri ise daha da evlere şenlik. Zira Anti-Damping Anlaşması ithalatçı şirketlerin yerli üretici olarak tanımlanmayabileceğini belirtiyor, dolayısıyla azınlığa düşmek gibi bir sorun yok ortada. Tek bir yerli üretici bile yeterli.
Komisyon'un Kongre'ye son önerisi ise İdare'den, yani yürütmeden (Başkanlık'tan) ABD ekonomisini Çin hükümetinin sübvansiyon politikalarından korumak için Dünya Ticaret Örgütü kurallarının izin verdiği tüm ticari savunma araçlarına başvurmasını talep etmesi.

Görüldüğü gibi Birleşik Devletler-Çin Ekonomik ve Güvenlik Gözden Geçirme Komisyonu anti-damping ve anti-sübvansiyon konularıyla yakından ilgileniyor. Bu durumda bize de en azından yıllık raporlarını takip etmek düşüyor.

29 Haziran 2008 Pazar

Umman Ticaret Politikası Gözden Geçirmesi



Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Umman Ticaret Politikası Gözden Geçirmesi'ne ilişkin 21 Mayıs 2008 tarih ve WT/TPR/S/201 sayılı Sekreterlik raporunu açıkladı. Rapor DTÖ Ticaret Politikası Gözden Geçirme Organı'nın 25 ve 27 Haziran tarihlerinde düzenlendiği toplantılarda ele alındı.

DTÖ Anlaşması her üyenin ticaret politikası ve ilgili uygulamalarının düzenli aralıklarla gözden geçirilmesini hükme bağlıyor. Her gözden geçirme için DTÖ Sekreterliği tarafından ayrıntılı bir rapor ve buna ilişkin olarak ilgili ülkenin hükümeti adına bir beyanat hazırlanıyor. Raporlar Ticaret Politikası Gözden Geçirme Organı'nda diğer üyeler tarafından ele alınıyor.

Umman Sultanlığı'nın ticaret politikası dünya ticaretinde ağırlık sahibi olmayan diğer ülkeler gibi dört yılda bir gözden geçiriliyor. Son rapora göre DTÖ'ye 2000 yılında katılan, 1 Ocak 2003 itibariyle Körfez İşbirliği Konseyi gümrük birliğinin bir parçası haline gelen, ayrıca PAFTA'ya katılan ve Amerika Birleşik Devletleri ile henüz yürürlüğe girmemiş bir ticaret anlaşması akdeden Umman'ın geçtiğimiz yıllarda sergilediği başarılı ekonomik performansın ardında yatan nedenlerden bir tanesi liberal ticaret rejimi . Umman'da gayri safi milli hasıla büyümesi yüksek, enflasyon düşük, mali ve cari fazla var. Ayrıca Körfez ülkesi yatırım ortamının geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atmış, ancak yine de turizm gibi belirli faaliyetlere yönelik doğrudan yabancı yatırımların önünde engeller bulunuyor. DTÖ Sekreterliği'nin raporu Umman'ın ticaret rejiminin dünya ticareti kurallarıyla uyumlu hale getirilmesi gereken başka unsurları da bulunduğunun altını çiziyor.


Ticari savunma araçları raporun "Önlem Bazında Ticaret Politikaları ve Uygulamaları" başlıklı üçüncü bölümünde ele alınıyor. Buna göre Umman'ın anti-damping, sübvansiyonlar ve telafi önlemler ile korunma önlemleri konusunda ulusal mevzuatı bulunmuyor. Ancak Körfez İşbirliği Konseyi Anlaşması'nın geçici ticari savunma araçları konusundaki hükümleri 39/2006 sayılı Sultanlık Tebliği aracılığıyla benimsenmiş durumda. Bu hükümlerin uygulanmasına yönelik ikincil mevzuat henüz hazırlanmamış. Zaten Umman'ın bugüne kadar ticari savunma araçlarına hiç başvurmamış. Küçük ve imalat sanayi pek gelişmemiş ülkeler için şaşırtıcı bir durum değil.

16 Haziran 2008 Pazartesi

British Retail Consortium AB'nin Anti-Dampingin Yoksullara Etkisini İncelemesini Talep Etti

Birleşik Krallık'ın perakende sektöründe en önemli kuruluşu olan British Retail Consortium (Britanya Perakende Konsorsiyumu) 9 Haziran 2008 Pazartesi günü hükümetle bir araya gelerek Avrupa Birliği'nin (AB) anti-damping vergilerinin yoksullar üzerindeki ekonomik etkisini incelemesini talep etti. Clarks, Marks & Spencer, Tesco ve John Lewis gibi Britanya'nın en önemli perakendecilerini temsil eden Konsorsiyum, tabi ki kendilerine hak veren Ticaret ve Tüketici İşleri Parlamenter Devlet Bakan Yardımcısı Milletvekili Gareth Thomas ile görüştü (http://www.brc.org.uk/details04.asp?id=1388).

British Retail Consortium'un tahminine göre Britanyalı tüketicilerin AB'nin deri ayakkabılar, enerji verimliliği olan ampuller ve çöp poşetlerine uyguladığı dampinge karşı önlemler nedeniyle ödediği fatura yılda 16 milyon Paund. Tornavida ve mumlara beklenen önlemlerin alınması durumunda bu tutar 30 milyon Paunda çıkacak. Bu durum ise özellikle toplumun yoksul kesimlerini etkileyecek.

Britanyalı perakendecilerin bir hayır kurumu gibi düşünmeye başlamasının nedeni artan fiyatların satışlarını düşürmesi olmalı. Ancak haksız da sayılmazlar. Muhtemel dinamik etkileri göz önüne almazsak anti-damping her zaman fiyatları arttırarak tüketici refahını azaltan bir uygulama. Kağıt üzerinde dampinge karşı soruşturmaların bu durumu dikkate alması, önlemin artı ve eksilerini karşılaştırması gerekiyor. Ancak rekabet hukukunda gördüğümüz muafiyetler gibi derin bir uygulama yok ortada.

Avrupa Komisyonu 2006 yılında yayınlanan ticari savunma araçlarına ilişkin bir Yeşil Kitapla başka değişikliklerin yanı sıra soruşturmalarda yerli üreticilerin haricindeki kesimlerin menfaatlerinin daha etkin bir şekilde dikkate alınmasını önermişti. Ancak Komisyonun Ticaretten Sorumlu Üyesi Peter Mandelson büyük bir muhalefetle karşılaştığından ticari savunma araçları uygulamasının reformu konusunda ilerleme kaydedemedi.

13 Haziran 2008 Cuma

AB'den İhtilaf ve Ticari Engel Tüzüğü Soruşturmalarına İlişkin Güncelleme: Haziran 2008



Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğü Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ihtilafları ve Ticari Engeller Tüzüğü soruşturmalarına ilişkin aylık raporunu 6 Haziran 2008 tarihinde yayınladı. Raporun tam başlığı AT'yi Şikayetçi veya Savunmacı Olarak İçeren Aktif DTÖ İhtilafların Halli Vakaları ve Ticari Engeller Tüzüğü Altında Aktif Vakaların Genel Gözden Geçirmesi. Bu aylık raporlar hem tüm aktif vakaların karşı ülkelere göre dökülmüş bir listesine yer veriyor hem de son rapordan bu yana meydana gelen değişiklikleri özetliyor.


Buna göre Mayıs raporunun yayınlanmasından beri kaydedilen gelişmeler aşağıdaki şekilde:


* Büyük Sivil Hava Taşıtları: DS353 sayılı DTÖ ihtilafında taraflar Panel'in ek sorularına yanıtlarını ve karşı tarafın yanıtlarına ilişkin yorumlarını sırasıyla 15 Nisan ve 5 Mayıs'ta sundu.


* Muzlar: DS 27 sayılı DTÖ ihtilafında Ekvator ile AT Panel raporunun kabul tarihinin 7 Haziran'dan 29 Ağustos'a kadar uzatılması üzerinde mutabakata vardı. Böylelikle taraflar müzakere için ilave zaman kazanmış oldu (http://antidamping.blogspot.com/2008/06/dt-ihtilaflarn-halli-organ-2-haziranda.html).



* Mali Bilgi Hizmetleri: DS372 sayılı DTÖ ihtilafında AT ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Çin ile 22 ve 23 Nisan'da istişarelerde bulundu. Komisyon hali hazırda ABD ve Çin ile ihtilafı çözecek formüller üzerinden çalışıyor.


* Bilgi Teknolojileri Anlaşması: DS375 ve DS376 sayılı DTÖ ihtilafları ABD ve Japonya'nın AT ile istişarelerde bulunmayı talep etmesiyle açıldı (http://antidamping.blogspot.com/2008/06/abd-ticaret-temsilcisi-teknoloji.html).


* Kozmetik: Kore'ye ilişkin Ticari Engeller Tüzüğü soruşturmasında Komisyon Kore Büyükelçiliği'nden nihai çözüme ilişkin şartların kabulüne ilişkin bir yazı bekliyor.


* Hormon önlemleri: AT 29 Mayıs 2008'de ABD ve Kanada'yla olan bu ihtilafta Panel raporlarına kısmen temyize götürdü (http://antidamping.blogspot.com/2008/06/ab-hormonlu-et-ihtilafn-temyize-gtryor.html).


Aktif vakaların listesine uzun olduğundan dolayı burada yer vermiyoruz. Ancak 2009'un ilk raporunun üzerinde ayrıntılı şekilde geçerek AB açısından 2008 yılının ticari ihtilaflar fotoğrafını çekmeyi ihmal etmeyeceğiz.

12 Haziran 2008 Perşembe

ABD Ticaret Politikası Gözden Geçirmesi



Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Politikası Gözden Geçirmesi'ne ilişkin 5 Mayıs 2008 tarih ve WT/TPR/S/200 sayılı Sekreterlik raporunu açıkladı. Rapor DTÖ Ticaret Politikası Gözden Geçirme Organı'nın 9 ve 11 Haziran tarihlerinde düzenlendiği toplantılarda ele alındı.

DTÖ Anlaşması her üyenin ticaret politikası ve ilgili uygulamalarının düzenli aralıklarla gözden geçirilmesini hükme bağlıyor. Her gözden geçirme için DTÖ Sekreterliği tarafından ayrıntılı bir rapor ve buna ilişkin olarak ilgili ülkenin hükümeti adına bir beyanat hazırlanıyor. Raporlar Ticaret Politikası Gözden Geçirme Organı'nda diğer üyeler tarafından ele alınıyor.

ABD'nin ticaret politikası dünya ticaretinde ağırlık sahibi diğer ülkeler gibi iki yılda bir gözden geçiriliyor. Son rapora göre dışa açıklık ve şeffaflık ABD ekonomisinin yüksek verimliliğine katkıda bulunan önemli etkenlerin arasında geliyor. Artan ekonomik belirsizlik ortamı ise ülkenin ticari engelleri daha da indirmesini gerekli kılıyor. Ayrıca tarım ve enerji sektörlerine yönelik yüksek ve haliyle serbest ticareti tahrif eden desteklemelerin azaltılması da faydalı olacak.

ABD kendisiyle ilgili son gözden geçirmenin yapıldığı 2006 yılında beri ticari serbestleştirmeyi sürdüşmüş durumda. Ancak raporun da vurguladığı gibi daha ziyade tercihli olarak. Oysa EÇKÜ bazlı bir serbestleştirme dış ticaretin sağladığı yararlar açısından daha yerinde.

Ticari savunma araçların raporun "Önlem Bazında Ticaret Politikaları ve Uygulamaları" başlıklı üçüncü bölümünde ele alınıyor. Buna göre anti-damping ABD için anahtar öneme sahip bir dış ticaret politikası aracı olmayı sürdürüyor. 2007 sonu itibariyle ABD 39 ticari ortağından ithalatları etkileyen toplam 232 anti-damping önlemi sürdürmekteydi. Ayrıca 13 ticari ortaktan ithalatları etkileyen 31 telafi edici önlem de bulunuyor. Buna karşılık herhangi bir korunma önlemi söz konusu değil.

2005-2007 döneminde 33 dampinge karşı soruşturma açan Birleşik Devletler 19 geçici önlem, 11 kesin önlem almış. Uygulanan dampinge karşı vergi oranları ise genelde hacimli. Üstelik önlemler genellikle ara mallara ilişkin olduğundan nihai ürünlerin de fiyatlarının artmasına neden oluyor. Dampinge karşı önlemlerin % 40 kadarı on yıldan daha uzun bir süredir yürürlükte, yani ikinci nihai gözden geçirmeyi de atlatmış durumda. Ortalama yürürlük süresi 11 yıl. Buna karşılık anti-dampingten etkilenen ithalat toplam ithalatın binde biri kadar. 2005'ten beri karara bağlanan dampinge karşı önlemlerin daha önceki yıllara göre daha az olmasına karşın DTÖ Genel Sekreterliği yine de bu ticari savunma aracının kullanımının ülkenin uluslararası piyasalara uyumunu olumsuz etkilememesi gerektiğini dile getiriyor.

Ünlü Byrd Değişikliği 2005 yılında yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte Ekim 2007 öncesinde karara bağlanan dampinge karşı ve telafi edici vergiler şikayetçi üreticilere dağıtılmaya devam ediyor. Bu çerçevede yaklaşık 1,9 milyar Amerikan Doları yabancılardan yerlilere aktarılmış durumda.

Ticaret Politikası Gözden Geçirme Organı'nın toplantı tutanakları genellikle toplantıdan iki hafta sonra internette yer alıyor.

4 Haziran 2008 Çarşamba

Avustralya'dan Statü Raporu



Avustralya Gümrük Hizmetleri 31 Mayıs 2008 tarihinde yayınlanan 2008/23 sayılı Damping Tebliği ile dampinge karşı ve telafi edici önlemlere ilişkin statü raporunu güncelledi. Buna göre Avustralya hali hazırda bir ürüne ilişkin olarak dampinge karşı, bir ürüne ilişkin olarak da hem damping hem de sübvansiyona karşı soruşturma yürütüyor. Ayrıca dört gözden geçirme ve üç zararın devamı incelemesi sürdürülmekte.


Avustralya Gümrük Hizmetleri her ay sonunda bir statü raporu yayınlıyor. Yılın son statü raporunu Ocak 2009'da ayrıntılı şekilde incelemeyi planlıyoruz.


Rapora aşağıdaki bağlantıdan ulaşmak mümkün:


1 Haziran 2008 Pazar

Çin Ticaret Politikası Gözden Geçirmesi



Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Çin Ticaret Politikası Gözden Geçirmesi'ne ilişkin 16 Nisan 2008 tarih ve WT/TPR/S/199 sayılı Sekreterlik raporunu açıkladı. Rapor DTÖ Ticaret Politikası Gözden Geçirme Organı'nın 21 ve 23 Mayıs tarihlerinde düzenlendiği toplantılarda ele alındı.

DTÖ Anlaşması her üyenin ticaret politikası ve ilgili uygulamalarının düzenli aralıklarla gözden geçirilmesini hükme bağlıyor. Her gözden geçirme için DTÖ Sekreterliği tarafından ayrıntılı bir rapor ve buna ilişkin olarak ilgili ülkenin hükümeti adına bir beyanat hazırlanıyor. Raporlar Ticaret Politikası Gözden Geçirme Organı'nda diğer üyeler tarafından ele alınıyor.

Çin'in ticaret politikası dünya ticaretinde ağırlık sahibi diğer ülkeler gibi iki yılda bir gözden geçiriliyor. Son rapora göre hükümetin gerçekleştirdiği, ticaretin serbestleştirilmesini de içeren yapısal reformlar ülkenin geçtiğimiz yıllarda hızlı büyümesine ve yoksulluğun azalmasına katkıda bulunmuş durumda. Dünya ticaretinde üçüncü sıraya oturan Çin serbestleştirmeyi sürdürüyor. Piyasa merkezli reformlar gerçekleştirilirken ülkeye yüksek seviyede doğrudan yabancı sermaye gelmeye devam ediyor. Yeni bir gelişme olarak Çin de artık üçüncü ülkelere ciddi doğrudan yabancı sermaye aktarmaya başlamış.

Buna karşılık Çin ekonomisinin bazı yapısal dengesizlikleri de mevcut. Tasarruf ve yatırımlar arasında giderek büyüyen fark da ciddi bir cari fazlaya neden oluyor, büyüme ile birlikte gelir eşitsizliği de artıyor.

Ticari savunma araçların raporun "Önlem Bazında Ticaret Politikaları ve Uygulamaları" başlıklı üçüncü bölümünde ele alınıyor. Buna göre Çin'in en önemli ticaret politikası aracı hala tarifeler. Çin gözden geçirmenin kapsadığı 1 Ocak 2005 ila 30 Haziran 2007 tarihleri arasında 39 anti-damping soruşturması başlatmış. Buna karşılık herhangi bir telafi edici önlem veya korunma önlemine başvurmamış. Dünyanın en çok dampinge ve sübvansiyona karşı soruşturma açılan ülkesi olan Çin'in ticari savunma araçlarına aynı sıklıkla başvurmaya gereksinim duymadığı anlaşılıyor.
Çin tarafından başlatılan dampinge karşı soruşturmaların dokuzu Japonya, yedisi Taipei (Tayvan), dörder tanesi de Avrupa Topluluğu, Kore Cumhuriyeti, Singapur ve Amerika Birleşik Devletleri menşeli ürünlere ilişkin. Hindistan, Endonezya, Malezya, Rusya, Suudi Arabistan ve Güney Afrika Cumhuriyeti soruşturma açılan diğer ülkeler. 39 soruşturmanın 27 tanesi kimyasallar ve kimyasal ürünlerle ilgili. Tekstil ve plastik sektörleri bunları takip ediyor. 30 Haziran 2007 itibariyle 2005'te başlatılan 24 soruşturmanın 13'ü, 2006'da başlatılan 11 soruşturmanın üçünde kesin karar verilmiş durumda. Aradan geçen süre dikkate alındığında bu rakamların oldukça yükselmiş olması gerek.

Ticaret Politikası Gözden Geçirme Organı'nın toplantı tutanakları genellikle toplantıdan iki hafta sonra internette yer alıyor.