tekstil konfeksiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tekstil konfeksiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2010 Cumartesi

Perde, Perdelik ve Döşemelik Kumaş: Ankara Geçici Önlem Dedi

Dış Ticaret Müsteşarlığı 22 Ocak 2010 tarih ve 22470 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2010/01 sayılı Tebliğ (http://antidamping.blogspot.com/2010/02/ithalatta-haksiz-rekabetin-onlenmesine.html) aracılığıyla Çin Halk Cumhuriyeti menşeli suni veya sentetik liflerden belirli mensucat veya tekstil ürününe ilişkin olarak yürütmekte olduğu dampinge karşı soruşturma çerçevesinde bir geçici karar aldığını açıkladı.

Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında başlatılan soruşturmaya tabi ürünler belirli perde, perdelik kumaş ve döşemelik kumaşlar. Bu ürünler geniş bir GTİP skalasına yayılıyor.

Geçici karar alınması ithalatta teminat alınması anlamına geliyor. Geçici önlemler azami altı ay uygulanabiliyor. Kesin önlemin daha düşük olması ya da soruşturma sonucunda önleme gerek görülmemesi durumunda ithalatçıya iade ediliyorlar.

Dış Ticaret Müsteşarlığı alınacak teminatın oranını CIF bedelin % 70,44'ü olarak belirlemiş durumda.

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN 2010/1 SAYILI TEBLİĞ

Dış Ticaret Müsteşarlığından:
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2010/1)

BİRİNCİ KISIM

Genel Bilgi ve İşlemler

Soruşturma

MADDE 1 – (1) Zorluteks Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Zorluteks), Tanrıverdi Mensucat Sanayi A.Ş. (Tanrıverdi), Burkay Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Burkay) firmalarının aktif desteği ile TETSİAD Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği tarafından yapılan başvuru üzerine; Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli “suni veya sentetik liflerden belirli mensucat veya tekstil ürünü” için 25/7/2009 tarih ve 27299 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2009/20 sayılı Tebliğ ile başlatılan damping soruşturmasında geçici karar aşamasına gelinmiştir. Soruşturma, TETSİAD üyesi İndo Tekstil Dokuma San.ve Tic. Ltd. Şti., Anka Dokuma ve Empirme San. Tic. A.Ş., Elvin Tekstil Sanayi ve Tic. A.Ş., Hür Tekstil San. Tic. Ltd. Şti., Dilhan Tekstil San.Tic. A.Ş., Borelli Perde ve Döşeme Tekstil San.ve Tic. Ltd. Şti., Artabel Tekstil San. Tic. Ltd. Şti., Perucci Tekstil Mobilya Orman Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti., Hande Tekstil Gıda San. Tic. Ltd. Şti., Festival Tekstil San.ve Tic. Ltd. Şti., Akman Tekstil Tic. ve San. A.Ş., Sim Brode Tekstil San. ve Tic. A.Ş., Ahsen Tekstil Tic. ve San. Ltd. Şti., USK Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti., Örsev Tekstil San. ve Tic. A.Ş., Hit Tekstil Sanayi ve İhracat A.Ş., Baykar Döşemelik ve Perdelik Kumaş San.ve Dış Tic. Ltd. Şti., Metropol Tül Tekstil San.ve Tic. Ltd. Şti., Nilsa Tekstil İnşaat San.ve Tic. A.Ş., Kısmet Tekstil Ürünleri San.ve Tic. Ltd. Şti., Koçaklar Ev Tekstil Ürünleri San. Tic. A.Ş., Tuğra Dokuma San.ve Tic. A.Ş., Ankara Tekstil Pazarlama San.ve Tic. A.Ş., Pırlanta Tekstil San. ve Tic. Tur. Ltd. Şti., Üstün Brode Tekstil İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti., Aleran Tekstil İnşaat Gıda San. Tic. Ltd. Şti., İsbay Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti., Ekt Ekenler Tekstil San. ve Tic. A.Ş. firmaları tarafından da desteklenmektedir. Soruşturma, Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 4412 sayılı Kanunla Değişik 3577 Sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (Kanun), 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (Karar) ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde yürütülen damping soruşturması sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek geçici bilgi ve bulguları içermektedir.

Yerli üretim dalının temsil niteliği

MADDE 3 – (1) Mevcut veriler ışığında, şikayeti aktif olarak destekleyen üç firmanın 2008 yılı itibariyle Türkiye üretiminin %70’ini gerçekleştirdiği, şikayeti destekleyen firmalar da dahil edildiğinde bu oranın daha da yükseldiği, bu bağlamda başvuru aşamasında Yönetmeliğin 20 nci maddesi gereğince şikayetin yerli üretim dalı adına yapıldığı değerlendirilmiştir. Soruşturma esnasında da bu tespiti değiştirecek herhangi bir bilgi alınmamıştır.

İlgili tarafların bilgilendirilmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi

MADDE 4 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, söz konusu ürünün yerli üreticilerine, Müsteşarlıkça tespit edilen ithalatçılarına, ÇHC’de yerleşik ürünün bilinen ihracatçılarına ve diğer bütün ihracatçıların da bilgilendirilmesi için ÇHC Büyükelçiliğine; ilgili soru formlarına, başvurunun gizli olmayan özetine ve soruşturma açılış Tebliğine ulaşmalarını temin etmek için soruşturma açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.

(2) Tarafların soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dahil 37 gün süre tanınmıştır. Tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.

(3) Yerli üretici firmalar, soru formuna usulüne uygun şekilde cevap vermişlerdir. Söz konusu firmalar ayrıca, soruşturma sırasında Müsteşarlığımız ile işbirliği içinde olmuşlar ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgi ve belgeleri temin etmişlerdir.

(4) ÇHC’de yerleşik firmalardan Wujiang Chemical Fiber Co. Ltd, Wujiang Tongli Textile Co. Ltd, Ningbo Euro-Tex Co., Ltd ve Jiangsu Zhonghua Textile Co., Ltd. soru formlarına cevap vermişlerdir.

(5) İthalatçı soru formunu doldurmaları için kendilerine soruşturma açılışına ilişkin bildirimde bulunulan 39 ithalatçı firmanın 14 adedinden yanıt alınmıştır.

(6) İlgili taraflardan alınan yanıtlar içerisinde yer alan nesnel görüşlerin değerlendirilmesine devam edilmektedir.

Soruşturma Dönemi

MADDE 5 – (1) Damping belirlemesi için 1/1/2008-31/12/2008 tarihleri arası soruşturma dönemi olarak kabul edilmiştir. Zarar belirlenmesinde ise, veri toplama ve analiz için 1/1/2006-31/12/2008 arasındaki dönem esas alınmıştır.

İKİNCİ KISIM

Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün

Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün

MADDE 6 – (1) Soruşturma konusu ürün, normal olarak ekli listede bulunan gümrük tarife istatistik pozisyonlarında (GTİP) yer alan “suni veya sentetik liflerden belirli mensucat veya tekstil ürünü”dür. Bahse konu gümrük tarife istatistik pozisyonları, yalnızca bilgi amaçlı verilmiş olup, bağlayıcı mahiyette değildir.

(2) Soruşturma konusu ürün, 5407 GTP altında yer alan suni veya sentetik filamentten dokunmuş perdelik ve döşemelik mensucatı; 5810 GTP altında yer alan işlemeli mensucatı, 6005 ve 6006 GTP’leri altında yer alan örme mensucatı ve 6303 GTP altında yer alan hazır perde ve tekstil ürünlerini kapsamaktadır. 5407 GTP altında yer alan mensucatı temel olarak giyimlik, perdelik ve döşemelik olarak üç ana gruba ayırmak mümkündür. Soruşturma konusu ürün giyimlik olanların dışındaki ürünleri kapsamaktadır. Soruşturma konusu ürün genellikle perdelik ve döşemelik mensucat olarak kullanılmakla birlikte farklı amaçlar için de kullanılması mümkündür. Perdelik mensucat, asılacağı pencerenin büyüklüğüne göre özel ebatlarda kesilerek güneş ışığını ve iç ortamın görünmesini engelleyen aynı zamanda dekoratif özelliği olan perde elde etmek amacıyla kullanılmaktadır. Perde dokuma veya örme kumaştan olabilmektedir. Ayrıca, perdeyi tül perde ve kumaş perde olmak üzere iki grupta değerlendirmek de mümkündür. Bilgisayar kontrollü armür ve jakar sistemleri vasıtasıyla isteğe göre desen verilerek dokunarak yarı mamul olan ham tül perdelik kumaş elde edilmektedir. Ham tül perdelik kumaş, yıkama, boyama ve diğer işlemlerden geçerek mamul perdelik mensucat haline gelmektedir. Ham tül perdelik kumaş, işlemeli polyester perdelik kumaş üretimi için zemin kumaş olarak kullanılmakta ve bu kumaş üzerine nakış işlenmektedir. Nakış yapılan perdelik kumaşa ise boya apre işlemleri yapılarak brode (işlemeli) perdelik mensucat elde edilmektedir. Tül perde içerisinde yer alan organze tip tül ise, atkı ve çözgü ipliği diğer tül perdelere göre daha ince olan ipliklerden dokunan perdelik mensucattır. Kumaş perdelik mensucat ise kullanılacağı mekana göre farklı renklerdeki ipliklerden dokunmuş veya baskı yapılmış kalın kumaştan elde edilen mensucattır. Örme perdelik mensucat da dokuma perdelik mensucat ile benzer özellikler göstermekte olup tezgah ve ipliklerde değişiklikler yapılarak üretilebilmektedir.

(3) Döşemelik mensucat ise, genellikle kalın kumaş perdelik mensucat ile aynı tip makinelerde benzer üretim sürecinden geçerek üretilmektedir. Soruşturmaya konu döşemelik mensucat, perdelik mensucattan farklı olarak daha çok koltuk kaplama, minder kaplama, koltuk şalı, şezlong örtüsü, yatak örtüsü, masa örtüsü gibi alanlara hitap etmekle birlikte temel fiziki özellikler itibariyle büyük ölçüde perdelik mensucat ile aynı ya da benzer özellikler taşımaktadır.

(4) Perdelik mensucatın belirli ölçülerde kesilerek dikilmesiyle elde edilen hazır perdeler nihai mamul niteliğinde olup, gerek yerli üreticilerin ürettiği gerekse ithal edilen hazır perdeler ev tekstili sektöründe tüketiciler tarafından kullanılmaktadır. Diğer taraftan, hem yerli üretim dalının ürettiği hem de ithal edilen ÇHC menşeli perdelik mensucat ise perde mağazasında nihai tüketicilere ihtiyaç duyulan boyutta hazırlanarak perde haline getirilerek sunulmaktadır. Yerli üreticilerin bir kısmı kendi pazarlama şirketi bazıları da ana bayileri veya bölge bayileri vasıtasıyla ürünlerini yurt içinde perakende satış yapan firmalara dağıtmaktadırlar. Ayrıca bazı firmaların kendi mağaza zincirleri de bulunmaktadır. İthal edilen ürünler de benzer şekilde nihai tüketiciye ulaşmaktadır.

(5) Soruşturma kapsamında ürün tanımı, sınıflandırmaya esas GTİP’ler ve belirtilen GTİP’lerin kapsamı ve içeriğine ilişkin inceleme devam etmekle birlikte yapılan ön belirlemelere göre Yönetmelik’in 4 üncü maddesi çerçevesinde, yerli üreticiler tarafından üretilen ürünler ile soruşturma konusu ülkeden ithal edilenler arasında teknik ve fiziksel özellikleri, kullanım alanları, dağıtım kanalları ve birbirini ikame edebilmeleri açısından bir fark bulunmadığı, ÇHC’den ithal edilen soruşturma konusu madde ile yerli üretim dalı tarafından üretilen soruşturma konusu maddenin benzer ürün olarak kabul edilebileceği anlaşılmıştır.

(6) Soruşturma konusu ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup, uygulamaya esas olan GTİP ve karşılığı eşya tanımıdır. Bununla beraber, soruşturma konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan tarife pozisyonlarında ve/veya tanımlarında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına halel getirmez.

Maddenin ithalatında uygulanan gümrük vergisi ve diğer yükümlülükler

MADDE 7 – (1) 5407 GTİP’te yer alan sentetik filametten mensucatın giyimlik olanları için soruşturma konusu ülke olan ÇHC menşeli olanların ithalinde %70,44 oranında, Filipinler, Tayvan, Tayland, Güney Kore ve Malezya menşeli olanların ithalinde %8,67 ile %70,44 arasında değişen oranlarda dampinge karşı önlem mevcuttur. Ancak, perdelik ve döşemelik olan mensucat için herhangi bir önlem söz konusu değildir.

(2) Soruşturma konusu maddenin gümrük vergileri, AB (Avrupa Birliği), STA (Serbest Ticaret Anlaşması) ülkeleri ile E.A.G.Ü ve Ö.T.D.Ü ülkeleri için sıfır, G.Y.Ü. (Gelişme Yolundaki Ülkeler) için %6,4, soruşturma konusu ülke olan ÇHC’nin de aralarında bulunduğu diğer ülkeler için ise %8’dir.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Dampinge İlişkin Belirlemeler

Genel

MADDE 8 – (1) ÇHC’de yerleşik üretici/ihracatçı firmaların soru formuna verdikleri cevaplar ve piyasa ekonomisi şartlarında faaliyet gösterdiklerine yönelik iddiaları halen incelenmektedir.

Normal değerin belirlenmesi

MADDE 9 – (1) Normal değer, açılış Tebliğinde de belirtildiği üzere, emsal ülke olarak alınan Türkiye’deki imalat maliyeti ile satış, genel ve idari (SGİ) gider rakamlarına makul oranda bir kârın eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.

(2) Emsal ülke seçimi ile ilgili olarak süresi içinde herhangi bir görüş veya itiraz alınmamıştır.

İhraç fiyatı

MADDE 10 – (1) İhraç fiyatı, üretici/ihracatçı firmaların cevaplarından edinilen bilgiler üzerinden belirlenmiştir. İhraç fiyatı hesabında, normal değer belirlemesinde kullanılan ürün tipleri ile aynı tipteki ürünler dikkate alınmış, CIF bazda olanlarında ihracatçı beyannameleri çerçevesinde navlun, sigorta ve diğer satış giderleri düşülmek suretiyle ayarlama yapılmış ve böylece ihraç fiyatı mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilmiştir.

Fiyat karşılaştırması ve damping marjı

MADDE 11 – (1) Damping marjı hesabında aynı ticari aşamada karşılaştırılmayı teminen fabrika çıkış aşaması ihraç fiyatı ile fabrika çıkış aşamasında oluşan normal değer karşılaştırılmıştır. Damping marjı, ağırlıklı ortalama normal değer ile ağırlıklı ortalama ihraç fiyatının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Buna göre, cevap veren ihracatçı/üretici firmalar için CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping marjları aşağıda yer almaktadır.

Wujiang Chemical Fiber Co. Ltd : %112,02

Wujiang Tongli Textile Co. Ltd. : %84,37

Jiangsu Zhonghua Textile Co., Ltd : %74,89

DÖRDÜNCÜ KISIM

Zarar ve Nedenselliğe İlişkin Belirlemeler

BİRİNCİ BÖLÜM

Dampingli İthalatın Gelişimi

Genel açıklama

MADDE 12 – (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın hacminde mutlak anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde bir artış olup olmadığı ile bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları üzerindeki etkisi incelenmiştir.

Maddenin genel ithalatı

MADDE 13 – (1) 2006 yılında 12.617.095 Kilogram (Kg) olan soruşturma konusu ürünün genel ithalatı 2007 yılında 16.085.795 Kg’a, soruşturma döneminde (SD) ise 21.808.921 Kg’a çıkmıştır.

Dampingli ithalatın miktar ve fiyatlarının gelişimi

MADDE 14 – (1) Soruşturma konusu maddenin ÇHC’den ithalatı 2006 yılında 9.013.468 Kg iken, 2007 yılında 11.980.183 Kg’a SD’de ise 16.686.830 Kg’a çıkmıştır.

(2) ÇHC’den yapılan ithalatın birim fiyatları ise, 2006 yılında 6,87 $/Kg iken 2007 yılında 6,38 $/Kg’a SD’de ise 5,94 $/Kg’a gerilemiştir.

Dampingli ithalatın yurt içi tüketime göre değişimi

MADDE 15 – (1) Soruşturma konusu maddenin yurtiçi tüketimi, yerli üretim dalının yurtiçi satışları ile genel ithalatın toplanması suretiyle hesaplanmıştır.

(2) Bu çerçevede belirlenen toplam tüketim endeksi 2006 yılında 100 iken, 2007 yılında 120’ye ve SD’de 148’e ulaşmıştır. Dampingli ithalatın tüketim içindeki payı ise 2006 yılında % 51 iken, 2007’de %57’ye SD’de ise %64’e yükselmiştir.

Dampingli ithalatın yerli üretim dalının fiyatları üzerindeki etkisi

MADDE 16 – (1) Dampingli ithalatın yerli üretim dalının fiyatları üzerindeki etkisini görebilmek amacıyla fiyat kırılması ve baskısı ile fiyat yıpranması ve bastırılmasına bakılmıştır.

(2) Fiyat kırılması, soruşturma konusu ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatlarının (CIF ithal fiyatı + gümrük vergisi ve masrafları) yerli üretim dalının fiyatlarının altında olup olmadığını göstermektedir. Buna göre, ÇHC menşeli ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını 2006 yılında %95, 2007 yılında %102, 2008 yılında %139 oranında kırdığı tespit edilmiştir.

(3) Fiyat baskısı ise yerli üretim dalının fiyatlarının dampingli ithalat sebebiyle baskı altında bulunması ve fiyatlarını makul kar elde edecek şekilde belirleyememesi durumunda, soruşturma konu ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatı ile yerli üreticinin maliyetlerine makul bir kar oranı ekleyerek bulunan olması gereken fiyatın karşılaştırılmasıdır. Fiyat baskısı hesaplandığında, ÇHC menşeli ithalatın yerli üretim dalının olması gereken fiyatlarını 2006 yılında %143, 2007 yılında %154 ve 2008 yılında %218 oranında baskı altında tuttuğu tespit edilmiştir.

(4) Fiyat yıpranması (depression) yerli üretim dalının birim fiyatlarında reel olarak gerilemedir. Yerli üretim dalının yurt içi birim satış fiyatlarında gerileme olup olmadığı incelenmiş ve 2006 yılında reel olarak 100 olan birim fiyatların 2008 yılında 79’a gerilediği görülmüştür.

(5) Fiyat bastırması (supression) ise, yerli üretim dalının dampingli ithalat sebebiyle maliyet artışlarını fiyatına yansıtamaması veya düşen maliyetlerden daha fazla oranda fiyatlarını düşürmesi sebebiyle kar oranının azalması veya maliyet-satış oranının yükselmesidir. Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründeki kar (zarar) oranı 2006 yılında %-15,15 iken 2007 ve 2008 yıllarında zarar büyüyerek sırasıyla %-15,94 ve %-20,42 seviyesine çıkmıştır. Yerli üretim dalının birim ticari maliyet-birim yurt içi satış fiyatı oranına bakıldığında ise, 2006 yılında %117 olan oranın 2007 yılında %118’e 2008 yılında ise %125’e yükseldiği anlaşılmıştır. Söz konusu verilerden görüleceği üzere dampingli ithalat sebebiyle yerli üretim dalı ciddi oranda zararına ürün satmaktadır.

İKİNCİ BÖLÜM

Yerli Üretim Dalının Durumu

Dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki etkisi

MADDE 17 – (1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri Zorluteks, Tanrıverdi ve Burkay firmalarının 2006-2008 dönemine ilişkin verileri esas alınarak incelenmiştir. Söz konusu firmaların verileri toplanarak yerli üretim dalına ait veriler elde edilmiştir.

(2) Öte yandan, eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Türk Lirası bazındaki veriler için yıllık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler kullanılmıştır.

a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)

(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2006 yılında 100 olan üretim miktar endeksi, 2007 yılında 107’ye çıkmış, 2008’de ise 93’e düşmüştür. Söz konusu üründe yerli üretim dalının kapasitesi 100’den 90’a düşmüş olup, KKO endeksi ise aynı dönemde 100’den 104’e yükselmiştir. KKO’nın artması hem kapasitenin azalması hem de ihracattaki artıştan kaynaklanmaktadır.

b) Yurtiçi satışlar

(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2006 yılında 100 olan yurtiçi satış miktar endeksi 2008’de 86’ya gerilemiştir. Aynı dönemde satış hasılası ise 100’den 68’e gerilemiştir.

c) Yurtiçi Fiyatlar

(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe ağırlıklı ortalama yurtiçi satış fiyatı 2006 yılında reel bazda 100 iken sürekli olarak azalarak 2008’de 79’a gerilemiştir.

d) İhracat

(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2006 yılında 100 olan ihracat miktar endeksi 2008’de 108’e çıkmıştır.

e) Pazar payı

(1) Yerli üreticilerin yurtiçi pazar payı 2006 yılında %29 iken 2008 yılında %17’ye düşmüştür.

f) Maliyetler

(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için 2006 yılında reel olarak 100 olan ağırlıklı ortalama birim ticari maliyeti, 2008’de 85’e gerilemiştir.

g) Kârlılık

(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe yurt içi satışlardan elde ettiği 2006 yılında (-)100 olan zararı artarak 2008’de (-) 246 olmuştur.

h) Stoklar

(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe 2006 yılında 100 olan stok miktar endeksi, 2008’de 157’ye çıkmıştır. Stok çevrim hızına (satış/stok) bakıldığında ise 2006 yılında 2,0 iken 2008’de 1,24’e gerilemiştir.

ı) İstihdam

(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe 2006 yılında 100 olan direkt işçi sayısı endeksi, 2008’de 74’e gerilemiştir.

j) Ücretler

(1) Üretimde çalışan işçilerin aylık ücretleri 2006 ile 2008 arasında reel olarak 18 puan gerilemiştir.

k) Verimlilik

(1) Üretimde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2006 yılında 100 iken, 2008’de 126’ya çıkmıştır.

l) Nakit Akışı

(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürünün üretim ve satışı ile sağladığı reel nakit akışı (Kâr+amortisman) 2006 yılında 100 iken, 2008’de (-) 203’e (nakit çıkışı) düşmüştür.

m) Büyüme

(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan aktif büyüklüğü reel olarak 2006 yılında 100 iken 2008’de 124’e yükselmiştir.

n) Sermaye Artışı

(1) Yerli üretim dalının 2006 yılında 100 olan öz sermayesi 2008 yılında 128’e ulaşmıştır.

o) Yatırımlardaki Artış

(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerine ilişkin 2006 yılında 100 olan yenileme yatırımları 2008 yılında 138’e çıkmıştır.

p) Yatırımların geri dönüş oranı

(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerine ilişkin yatırım hasılatı (Kâr/Öz kaynak) oranı 2006 yılında (-)100 iken 2008’de (–) 55 olmuştur.

r) Damping marjının büyüklüğü

(1) Mevcut bilgiler ışığında, ÇHC menşeli soruşturma konusu üründe önemli oranlarda damping marjı tespit edilmiştir.

Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi

MADDE 18 – (1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelendiğinde, soruşturma konusu ürünün ihracatındaki artışa rağmen yurt içi satış miktarında ortaya çıkan ciddi azalma nedeniyle üretim azalmış, düşen kapasite ve artan ihracat miktarına bağlı olarak KKO artmıştır. Yurt içi birim satış fiyatları maliyetlerden daha fazla oranda azalmış, bunun sonucunda zaten mevcut olan birim zarar artmış, nakit akışı negatife dönmüştür. Büyüyen pazarda azalan yurt içi satışlar sebebiyle yerli üretim dalı soruşturma konusu ülke lehine ciddi ölçüde pazar kaybetmiş, stokları artmış, bir yandan reel ücretler diğer yandan istihdam azalmıştır. Bu veriler, yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde ciddi bozulma olduğunu ortaya koymaktadır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Nedenselliğe İlişkin Değerlendirmeler

Dampingli ithalatın etkisi

MADDE 19 – (1) Zarar inceleme döneminde ÇHC’den yapılan soruşturma konusu ürün ithalatının mutlak ve nispi olarak arttığı, birim fiyatlarının azaldığı, ÇHC’den yapılan ithalatın birim fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarının önemli ölçüde altında kaldığı, yerli üretim dalının ÇHC lehine ciddi oranda pazar payı kaybettiği tespit edilmiştir.

(2) Dampingli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarını kırması ve dampingli ithalattaki artış eğilimi ile yerli üretim dalında görülen olumsuz gelişmelerin eş zamanlı olarak ortaya çıkması nedeniyle dampingli ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde oluşan zarar arasında illiyet bağı olduğu sonucuna varılmıştır.

Üçüncü ülkelerden ithalat

MADDE 20 – (1) Üçüncü ülkelerden yapılan ithalatın toplam ithalat içindeki payı incelendiğinde, bu ülkelerden yapılan ithalatın artışının genel ithalat artışının gerisinde olması nedeniyle toplam içindeki payının gerilediği görülmektedir. Ayrıca, üçüncü ülkeler kaynaklı ithalatın ortalama birim fiyatları soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın birim fiyatlarının oldukça üzerinde seyretmektedir.

(2) Sonuç olarak, diğer ülkeler kaynaklı soruşturma konusu ürünün ithalatı, gerek miktarı ve piyasa payındaki eğilim, gerekse fiyatları itibariyle bu aşamada yerli üretime zarar verebilecek boyutta görülmemektedir.

Diğer unsurların etkisi

MADDE 21 – (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri uyarınca, dampingli ithalatın dışında yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde zarara neden olabilecek başka bir unsur olup olmadığına ilişkin yapılan ön incelemede, ithalatçı firmaların dampingli ithalatı tercih etmelerindeki en önemli sebebin kendileri için rekabet avantajı sağlayan düşük fiyat olduğu, zarara neden olabilecek başka bir unsurun olmadığı görülmüştür.

BEŞİNCİ KISIM

Sonuç

Karar

MADDE 22 – (1) Soruşturma sırasında dampingin, yerli üretim dalında zararın ve her ikisi arasında illiyet bağının mevcudiyetine ilişkin ön belirlemeler yapıldığından, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun kararı ve Bakan’ın onayı ile, aşağıda tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında belirtilen oranda teminat şeklinde geçici önlem yürürlüğe konulmuştur.



GTİP
Eşyanın Tanımı


Menşe Ülke
Teminat Oranı (CIF %)

Tablo1’de belirtilmiştir.
Suni veya sentetik liflerden belirli mensucat veya tekstil ürünü
Çin Halk Cumhuriyeti
70,44




Süre

MADDE 23 – (1) Karar maddesinde belirtilen geçici önlem, Kanun’un 12 nci maddesi çerçevesinde, zararın önlenmesi için damping marjından daha düşük oranda bir kesin önlemin yeterli olup olmadığının incelenecek olması nedeniyle, soruşturma ile ilgili kesin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasına kadar, azami 6 ay süreyle yürürlükte kalır.

Uygulama

MADDE 24 – (1) Gümrük İdareleri, Karar maddesinde gümrük tarife pozisyon numarası, tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın ithalatında karşısında gösterilen oranda teminat alırlar.

Yürürlük

MADDE 25 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 26 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan yürütür.

11 Ağustos 2009 Salı

Tekstürize İplik: Kore'de Gözden Geçirme

Kore Cumhuriyeti (Güney Kore) Strateji ve Finans Bakanlığı 16 Haziran 2009 tarihinde Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan ve Malezya menşeli tekstürize iplik ithalatlarına ilişkin uygulanmakta olan dampinge karşı önlem çerçevesinde bir nihai gözden geçirme soruşturması başlattığını duyurdu.

Dampinge ve sübvansiyona karşı önlemlerin süresi beş yıl. Önlemin sona ermesinin damping veya zararın tekrar ortaya çıkmasına neden olacağı iddiasıyla bir başvuru yapılması üzerine nihai gözden geçirme soruşturması açılabiliyor. Soruşturma süresince önlem askıda kalıyor. Nihai gözden geçirme sonucunda önlemin bir beş yıllığına daha uzatılması, değiştirilerek uzatılması veya sona erdirilmesi kararları çıkabiliyor.

Filament İplik: Hindistan'dan Geçici Önlem

Hindistan'ın Tayin Edilmiş Otoritesi (Designated Authority), yani Ticaret ve Sanayi Bakanlığı Ticaret Departmanı Anti-Damping ve Buna Bağlı Vergiler Genel Müdürlüğü 5 Ağustos 2009 tarihli ilanıyla Çin Halk Cumhuriyeti ve Endonezya menşeli vizkoz filament iplik ithalatlarına ilişkin olarak sürdürülmekte olan dampinge karşı soruşturma çerçevesinde Merkezi Hükümete geçici önlem alınması önerisinde bulunmaya karar verdiğini açıkladı. Önerilen geçici dampinge karşı vergilerin tutarı 0,127 ila 0,760 ABD Doları/kilogram arasında değişiyor.

Dokuma Şerit: ABD'den Soruşturmalar

Amerika Birleşik Devletleri Ticaret Bakanlığı Uluslararası Ticaret İdaresi 30 Temmuz 2009 tarihinde yayınladığı bir bilgi notu aracılığıyla Çin Halk Cumhuriyeti ve Tayvan menşeli ince dokuma şerit ithalatlarına ilişkin olarak bir dampinge karşı soruşturma, ayrıca Çin'e ilişkin olarak bir de sübvansiyona karşı soruşturma başlattığını duyurdu. Soruşturma konusu ürünler süsleme ve dekorasyon amacıyla kullanılan, kalınlığı 12 santimetreden düşük şeritler. Bilgi notuna göre Çin menşeli ürünlerin % 231,40, Tayvan menşeli ürünlerin % 137,20 oranında dampingli ihraç edildiği, ayrıca Çinli menşeli ürünlerde de minimis (asgari, dikkate alınmayacak derecede düşük) oranın üzerinde sübvansiyon bulunduğu iddia ediliyor.

Soruşturmalar Uluslararası Ticaret Komisyonu'nun 24 Ağustos'ta alacağı zarara ilişkin ön kararla devam edecek. Komisyon'un zarar olduğuna hükmederse Uluslararası Ticaret İdaresi 2 Ekim'e kadar damping ve sübvansiyon konusunda ön saptamalarında bulunacak.

8 Ocak 2009 Perşembe

Deri ve Kürk Giyim Eşyası İthalatının Kayda Alınmasına İlişkin Tebliğin Yürürlükten Kaldırılmasına İlişkin Tebliğ

31 Aralık 2008 Tarihli ve 27097 Sayılı Resmî Gazete - 2. Mükerrer

Dış Ticaret Müsteşarlığından:

2008/23 SAYILI DERİ VE KÜRK GİYİM EŞYASI İTHALATININ
KAYDA ALINMASINA İLİŞKİN TEBLİĞİN YÜRÜRLÜKTEN
KALDIRILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ

MADDE 1 – 31/12/2007 tarihli ve 26743 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Deri ve Kürk Giyim Eşyası İthalatının Kayda Alınmasına İlişkin 2008/23 sayılı Tebliğ değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2 – Bu Tebliğ 1/2/2009 tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakan yürütür.

Tekstil ve Konfeksiyon İthalatının Kayda Alınmasına İlişkin Tebliğ

31 Aralık 2008 Tarihli ve 27097 Sayılı Resmî Gazete - 2. Mükerrer

Dış Ticaret Müsteşarlığından:

TEKSTİL VE KONFEKSİYON İTHALATININ KAYDA
ALINMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
İTHALAT: (2009/21)

Kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ; EK I’de fasıl numarası ile gümrük tarife pozisyonu (GTP) belirtilen tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin ithalatının ileriye yönelik olarak kayda alınmasına ilişkin usul ve esasları içermektedir.

Kayda alma

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ’in birinci maddesinde belirtilen ürünleri ithal etmek isteyen ithalatçılar, gerçekleştirecekleri ithalata ilişkin bilgileri ithalattan önce Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yetkilendirilen ve EK II’deki listede gösterilen “Kayıt Merkezleri”ne kaydettirirler. İthal işleminin kayda alındığına dair bir “Kayıt Belgesi” düzenlenir.

(2) Bu Tebliğ’in birinci maddesinde belirtilen ürünler, bir gümrük beyannamesi kapsamında, ilgili gümrük tarife istatistik pozisyonundan brüt 5 kg veya daha az miktarda ithal edilecek ise kayda alma uygulamasına tabi değildir.

İthalat

MADDE 3 – (1) Kayda alınacak ürünlerin serbest dolaşıma girişinde gümrük beyannamelerinin tescilinde menşe ayrımı yapılmaksızın, gümrük idarelerince bu Tebliğ’in ikinci maddesinde belirtilen “Kayıt Belgesi” veya elektronik ortamdaki kaydı aranır.

Başvuru

MADDE 4 – (1) Kayıt belgesi taleplerine ilişkin başvuruların değerlendirmeye alınabilmesi için EK III'de yer alan "Kayıt Belgesi Başvuru Formu"nun tam ve usulüne uygun bir şekilde doldurulması ve bu formun ekindeki belgelerle birlikte eksiksiz bir şekilde kayıt merkezlerinden birine iletilmesi gerekmektedir. Gerekli görülmesi halinde ek bilgi ve belge talep edilebilir.

Başvurunun sonuçlandırılması

MADDE 5 – (1) Tam ve usulüne uygun olarak yapılan kayıt belgesi başvuruları en geç 10 (on) işgünü içerisinde sonuçlandırılır.

(2) Yapılan beyanın gerçeğe aykırı olduğunun, başvurularda sunulan bilgi ve belgelerde tutarsızlık bulunduğunun tespit edilmesi veya bu yönde ciddi şüphe olması halinde söz konusu hususlar açıklığa kavuşturuluncaya kadar kayıt belgesi düzenlenmez. Bu nitelikteki başvurular değerlendirilmek üzere ilgili kayıt merkezince koordinatör kayıt merkezine intikal ettirilir.

Kayıt belgesine ve kayıt belgesinin kullanımına ait bilgiler

MADDE 6 – (1) Kayıt belgelerinin geçerlilik süresi 90 (doksan) gündür. Bir kayıt belgesi birden fazla beyanname için kullanılamaz ve süresi uzatılamaz.

(2) Kayıt belgesi, Gümrük Kanunu'nun "Eşyanın Gümrük Kıymetine" ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez ve diğer mevzuat çerçevesinde alınması gereken belgelerin yerine geçmez.

(3) Gümrük beyannamesinin tescili sırasında gümrüklerce tespit ve kabul edilen kıymet veya miktarın, kayıt belgesinde kayıtlı kıymet veya miktarı, toplam %5'ten (%5 dahil) daha az bir oranda aşması ithalatın yapılmasını engellemez.

(4) Kayıt belgesi üçüncü kişilere devredilemez.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

MADDE 7 – (1) 31/12/2007 tarihli ve 26743 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tekstil ve Konfeksiyon İthalatının Kayda Alınmasına İlişkin 2008/21 sayılı Tebliğ ekleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ 1/2/2009 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakan yürütür.

Ekler için tıklayınız:
.

3 Ocak 2009 Cumartesi

Poliester Lifler: Önlemin Süresi Doluyor

Dış Ticaret Müsteşarlığı 18 Aralık 2008 tarih ve 27084 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/39 sayılı Tebliğ (http://antidamping.blogspot.com/2008/12/ithalatta-haksz-rekabetin-nlenmesine_872.html) aracılığıyla Beyaz Rusya (Belarus) menşeli poliesterden sentetik devamsız liflere ilişkin olarak yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemin süresinin 20 Kasım 2009 tarihinde dolacağını beyan etti.

Yerli üreticiler önlemin süresinin sona ermesinden en geç üç ay öncesine kadar bir nihai gözden geçirmesi soruşturması açılması için başvuruda bulunma hakkına sahip.

Dampinge ve sübvansiyona karşı önlemlerin süresi beş yıl. Önlemin sona ermesinin damping veya zararın tekrar ortaya çıkmasına neden olacağı iddiasıyla bir başvuru yapılması üzerine nihai gözden geçirme soruşturması açılabiliyor. Soruşturma süresince önlem askıda kalıyor. Nihai gözden geçirme sonucunda önlemin bir beş yıllığına daha uzatılması, değiştirilerek uzatılması veya sona erdirilmesi kararları çıkabiliyor.

Polyester Elyaf: Kore'den Önlem

Kore Ticaret Komisyonu 26 Aralık 2008 tarihinde yaptığı bir açıklamayla Çin Halk Cumhuriyeti ve Tayvan menşeli belirli polyester elyafa ilişkin olarak yürütmekte olduğu dampinge karşı soruşturma çerçevesinde nihai saptamasını beyan etti. Buna göre % 2,97 ila 6,26 arasında değişen oranlarda dampinge karşı vergi ihdas edilecek.

Güney Kore dampinge karşı soruşturmayı 25 Ocak 2008 tarihinde başlatmıştı. Kesin önlem 2009 başlarında uygulamaya konulacak.

29 Aralık 2008 Pazartesi

Metalize İplikler: Önlemin Süresi Doluyor

Dış Ticaret Müsteşarlığı 18 Aralık 2008 tarih ve 27084 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/39 sayılı Tebliğ (http://antidamping.blogspot.com/2008/12/ithalatta-haksz-rekabetin-nlenmesine_872.html) aracılığıyla Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan, Güney Kore ve Hindistan menşeli gipe edilmiş olsun olmasın dokumaya elverişli ipliklerden metalize ipliklere ilişkin olarak yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemin süresinin 24 Eylül 2009 tarihinde dolacağını beyan etti. Önleme tabi ürün 5605 gümrük tarife istatistik pozisyonu altında sınıflandırılıyor.

Yerli üreticiler önlemin süresinin sona ermesinden en geç üç ay öncesine kadar bir nihai gözden geçirmesi soruşturması açılması için başvuruda bulunma hakkına sahip.

Dampinge ve sübvansiyona karşı önlemlerin süresi beş yıl. Önlemin sona ermesinin damping veya zararın tekrar ortaya çıkmasına neden olacağı iddiasıyla bir başvuru yapılması üzerine nihai gözden geçirme soruşturması açılabiliyor. Soruşturma süresince önlem askıda kalıyor. Nihai gözden geçirme sonucunda önlemin bir beş yıllığına daha uzatılması, değiştirilerek uzatılması veya sona erdirilmesi kararları çıkabiliyor.

20 Aralık 2008 Cumartesi

Cırt Bantlarda Çin ve Tayvan'a Önlem Devam Edecek

Dış Ticaret Müsteşarlığı 18 Aralık 2008 tarih ve 27084 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/35 sayılı Tebliğ (http://antidamping.blogspot.com/2008/12/ithalatta-haksz-rekabetin-nlenmesine_4134.html) aracılığıyla Çin Halk Cumhuriyeti ve Tayvan (Çin Tayvanı) mencırt bantlara ilişkin olarak yürürlükte bulunan dampinge karşı önleme dair yürütmekte olduğu nihai gözden geçirme soruşturmasını tamamladı.

Buna göre Müsteşarlık'ın bulguları üzerine dampinge karşı önlemin sona ermesinin damping ve zararın devamına veya yeniden meydana gelmesine yol açacağı sonucuna varan İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu önlemin devamına karar verdi. Önlemin kapsamı aşağıdaki şekilde:


Dampinge ve sübvansiyona karşı önlemlerin süresi beş yıl. Önlemin sona ermesinin damping veya zararın tekrar ortaya çıkmasına neden olacağı iddiasıyla bir başvuru yapılması üzerine nihai gözden geçirme soruşturması açılabiliyor. Soruşturma süresince önlem askıda kalıyor. Nihai gözden geçirme sonucunda önlemin bir beş yıllığına daha uzatılması, değiştirilerek uzatılması veya sona erdirilmesi kararları çıkabiliyor.

İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/36 Sayılı Tebliğ

18 Aralık 2008 tarih ve 27084 sayılı Resmi Gazete

Dış Ticaret Müsteşarlığından:


İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(2008/36)

BİRİNCİ KISIM



Genel Bilgi ve İşlemler

Mevcut önlem ve soruşturma

MADDE 1 – (1) Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ve Çin Tayvanı menşeli 5806.32.90.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) altında kayıtlı “yalnız cırt bant” maddesine yönelik olarak 13/12/2002 tarih ve 24962 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2002/15 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlemesine İlişkin Tebliğ’le (2002/15 sayılı Tebliğ) dampinge karşı kesin önlem yürürlüğe konulmuştur.

(2) Mezkur önlemin yürürlük süresinin bitiminden önce, 17/1/2007 tarihli ve 26406 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2007/1 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ’le yerli üretim dalının önleme konu ürün ve ülkeler kapsamında bir nihai gözden geçirme soruşturması açılması talebinde bulunabileceği ilan edilmiştir.

(3) Dost Tekstil Makine Aksesuar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Dost Tekstil), GTM Genel Makine Tekstil Aksesuar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (GTM Tekstil), Anteks Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Anteks Tekstil) firmalarının mevcut önlemin sona ermesi halinde damping ve zararın devam edeceği veya yeniden tekrarlanacağı iddiasıyla gerçekleştirdikleri başvuru çerçevesinde, 4/12/2007 tarih ve 26720 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2007/20 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ’le (2007/20 sayılı Tebliğ) başlatılan nihai gözden geçirme soruşturması, Dış Ticaret Müsteşarlığı (Müsteşarlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.

Kapsam

MADDE 2 – (1) İşbu Tebliğ, 4412 sayılı Kanun’la değişik 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (Kanun), 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (Karar) ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde yürütülen nihai gözden geçirme soruşturması sonuçlarını içermektedir.

Bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi

MADDE 3 – (1) Soruşturma açılışını müteakip soruşturma konusu ürünün Müsteşarlık tarafından bilinen ÇHC ve Çin Tayvanı’nda yerleşik üretici/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına ve soruşturmaya konu ülkelerdeki Müsteşarlık tarafından bilinmeyen üretici/ ihracatçılara iletilebilmesini teminen Ankara’da bulunan Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne ve Taipei Ekonomi ve Kültür Misyonu’na soru formları gönderilmiştir.

(2) Bahse konu soru formlarına herhangi bir yanıt alınamamış olup, soruşturmaya konu ülkelerdeki üretici/ihracatçılar soruşturma süresince işbirliğinde bulunmamışlardır.

Yerinde doğrulama soruşturması

MADDE 4 – (1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretici Dost Tekstil nezdinde yerinde doğrulama soruşturmaları gerçekleştirilmiştir.

İlgili tarafların bilgilendirilmesi

MADDE 5 – (1) Soruşturma açılışını takiben, soruşturma konusu ülkelerin diplomatik ve resmî temsilciliklerine ve Müsteşarlık tarafından bilinen soruşturmaya konu ülkelerdeki üretici-ihracatçı firmalara üretici/ihracatçı soru formu, şikayetin gizli olmayan metni ile soruşturma açılışına ilişkin 2007/20 sayılı Tebliğ’in bir örneği gönderilmiştir.

(2) Ayrıca, ilgili taraflardan alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan özetleri talep eden bütün ilgili tarafların bilgisine sunulmuştur.

(3) Tarafların soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiştir.

(4) Soruşturmaya ilişkin tespit ve bilgileri içeren “Nihai Bildirim” ilgili tarafların bilgisine sunulmuş ancak ilgili taraflardan herhangi bir görüş alınmamıştır.

Gözden geçirme dönemi

MADDE 6 – (1) Önlemin yürürlükten kalkması durumunda, dampingin ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının belirlenmesine yönelik çalışmada 2004-2007 yılları arasındaki dönem esas alınmıştır.

(2) Öte yandan, önlemin etkisinin ve önlem sonrası ithalat eğiliminin görülebilmesi ve yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi amacıyla 2008 yılının ilk altı ayına ilişkin ithalat verileri de incelenmiştir.



İKİNCİ KISIM

Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün

Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün

MADDE 7 – (1) Soruşturma konusu madde, “cırt bant” adı verilen tekstil fermuarıdır. Söz konusu madde, naylon iplik ve polyester gibi suni veya sentetik maddeler kullanılarak takım halinde imal edilmekte ve kroş (erkek) ve astragan (dişi) olmak üzere iki parçadan meydana gelmektedir. Erkek parçanın arka yüzü naylon ve polyester iplikten dokunabilmekte üst kısmında ise monofilden üretilen malzeme bulunmakta ve çengel olarak adlandırılmaktadır. Dişi parçanın da alt zemini naylon veya polyesterden üretilebilirken, üst zemininde alt zemine göre daha mukavemetli olan naylon iplik kullanılmakta ve bu kısım birbirine girmiş biçimde ve tüy şeklinde bir yapıya sahip olmaktadır. Erkek ve dişi kısım birbirinin üzerine kapatıldığında erkek kısımda bulunan çengeller dişi kısımda bulunan tüylere kenetlenmekte ve iki parça ancak kuvvetle çekildiği takdirde birbirinden ayrılmaktadır.

(2) Cırt bant, ayakkabılarda ayakkabı bağı yerine; spor giysilerde, muhtelif giyim eşyalarında, çanta ve valizlerde düğme ve fermuar yerine; uçak ve otobüs koltuk kılıflarında, otomobil sanayinde ve diğer alanlarda da tamamlayıcı aksesuar olarak kullanılmaktadır.

(3) Yerli üretim dalı tarafından üretilen cırt bant ile soruşturma konusu ülkeler menşeli cırt bantların benzer ürün olduğu önlemin yürürlüğe konulduğu soruşturmada (esas soruşturma) tespit edilmiş olup bu soruşturmada gerçekleştirilen incelemeler temelinde cırt bantları işlevsel ve fiziksel özellikleri, kullanım alanları, dağıtım kanalları, kullanıcı algılaması ve birbirini ikame edebilirlik açısından yerli üretim cırt bantlar ile soruşturma konusu ithal cırt bantların benzer ürün olma halini ortadan kaldıracak bir değişiklik olduğuna dair herhangi bir görüş alınmamış ve bu yönde bir tespitte bulunulmamıştır.

(4) Bilindiği üzere, 30/12/2006 tarihli ve 26392 sayılı 1 inci Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 2006/11437 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli’nde “Cırt Bant” maddesi 5806.32.90.00.11 GTİP’i altında gösterilmiştir.

(5) Bu kapsamda, 2007 yılından bu yana yürürlükte olan 5806.32.90.00.11 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunun (GTİP), takım halinde ithal edilen cırt bant maddesine yönelik olduğu görülmüştür. Öte yandan, cırt bandın bileşenlerinin ayrı ayrı ithal edilmesi halinde ithalatın, 5806.32.90.00.19 GTİP’i altında değerlendirilebileceği tespit edilmiştir. Bu itibarla, 2002/15 sayılı Tebliğ’in 8 inci maddesi çerçevesinde iki parçadan oluştuğu tespit edilen soruşturma konusu ürünün ithalat sonrasında Türkiye piyasasında tekrar takım haline getirilerek satışa sunulabileceği saptanmıştır.

(6) Netice itibariyle ancak takım halinde kullanıldığı takdirde işlevi bulunan ve bileşenleri münferit olarak işlevsiz olan “cırt bant” maddesinin kroş veya astragan kısımlarının ayrı ayrı ithal edilmesinde dahi ithal edilen kısma karşılık gelen diğer kısmın ithalatının her şekilde yapılması gerektiği dikkate alındığında soruşturma konusu ürün tanımının ayrı ayrı ithal edilen kroş ve astraganı da kapsadığı değerlendirilmiştir.

(7) Bu çerçevede 5806.32.90.00.11 ve 5806.32.90.00.19 GTİP’lerinde ithal edilen soruşturma konusu cırt bant maddesine ilişkin değerlendirme her iki GTİP’i de kapsayacak biçimde gerçekleştirilmiştir.

(8) Soruşturma konusu ürüne ilişkin olarak uygulamaya esas olan veriler, GTİP ve karşılığı eşya tanımıdır. Soruşturma konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan tarife pozisyonlarında ve/veya tanımlarında yapılacak değişiklikler işbu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına halel getirmez.



ÜÇÜNCÜ KISIM

Dampingin Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali

Açıklama

MADDE 8 – (1) Yönetmelik’in 35 inci maddesi çerçevesinde önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir.

(2) Bu çerçevede, soruşturmaya konu ülkelerdeki yerleşik kapasite, soruşturmaya konu ülkeler için Türkiye pazarının önemi, ÇHC ve Tayvan’da yerleşik kapasitenin Türkiye’ye yönlendirilip yönlendirilemeyeceği ve konuyu değerlendirmeye yönelik sair hususlar dikkate alınmıştır.

a) Soruşturmaya konu ülkelerdeki yerleşik kapasite

i) ÇHC

(1) ÇHC dünyada tekstil mamulleri imalatında en başta gelen ülkeler arasında bulunmaktadır. Bu çerçevede 2005 verilerine göre ÇHC’de yerleşik ticari işletmelerin %13’ünün faaliyet sahasını tekstil oluşturmaktadır. İşletme sayısı bakımından ise tekstil işkolunun 2005 yılı itibariyle ülkenin en büyük sektörünü oluşturduğu görülmektedir.

(2) ÇHC’nin giyim ürünleri üretimi incelendiğinde, 2002 yılında 32.200 milyon metre olan üretimin %50 oranında artışla 2005 yılında 48.400 milyon metreye ulaştığı; iplik üretiminin ise 2002-2005 döneminde %71 artarak 8,5 milyon tondan 14,5 milyon ton seviyesine yükseldiği tespit edilmiştir.

(3) ÇHC’de tekstil ve giyim sektöründe gerçekleştirilen yatırımlar ülkenin bu iş kolundaki kapasitesini artırma yönündeki eğilimini göstermektedir. ÇHC’de yerleşik firmalar tarafından son on yıllık dönemde dünyada satılan örgü makinelerinin %65’inin, dokuma makinelerinin %62’sinin ve iplik imalat makinelerinin %46’sının satın alınmış olması gelecek dönemde muhtemel kapasite artışlarının devamlılık arz edeceğine işaret etmektedir.

(4) ÇHC’nin tekstil ve giyim sektöründeki üretim kapasitesinin ve üretime bağlı olarak ihracatın yıllar içinde artış kaydettiği görülmüştür. Nitekim, 2002 yılında %16 nispetinde büyüyen ihracat, 2006 yılında %25 oranında artış kaydetmiştir.

(5) ÇHC tekstil ve giyim sektöründe sermaye mallarının net değerinin %68, istihdamın %36 ve satışların %169 oranında arttığı tespit edilmiştir. Yatırımlardaki artışı işaret eden bu durumun ÇHC tekstil ve giyim sektöründe kapasite artışlarını beraberinde getirdiği görülmektedir.

(6) Diğer taraftan Uluslararası Ticaret Merkezi verileri incelendiğinde ÇHC’nin 5806.32 Gümrük Tarife Pozisyonu (GTP) altında bulunan ürün grubundaki ihracatını 2002-2006 döneminde %164 oranında artırdığı ve 2002 yılında 14 bin ton olan tüm ülkelere yönelik ihracatın 2006 yılında 37 bin tona yükseldiği görülmektedir.

ii) Çin Tayvanı

(1) Çin Tayvanı tekstil sektörü gelişen bir yapı sergilemektedir. Bu çerçevede 2005 yılıyla kıyaslandığında 2006’da tekstil üretiminin %10,6 oranında artış kaydettiği gözlemlenmiştir.

(2) Diğer taraftan, 2004 yılında 588 milyon ABD Doları ihracat gerçekleştirmiş olan Çin Tayvanı tekstil ve hazır giyim yan ürünler sanayisi 2006 yılında hazır giyim ürünleri de dahil olmak üzere 1,160 milyon ABD Doları seviyesinde ihracat gerçekleştirmiştir.

(3) ITC verilerine göre ise şikayet konusu cırt bant maddesinin de içinde bulunduğu 5806.32.90.00 GTP’inde bulunan dar dokuma ürünlerinde Çin Tayvanı’nın dünya ihracatı 2003 yılında 5.365 ton iken bu rakam 2005 yılında %20 artışla 6.426 ton düzeyine ulaşmıştır. Öte yandan Çin Tayvanı Dış Ticaret Bürosu Ticaret İstatistiklerine göre 5806.32.90.00 gümrük tarife pozisyonunda yer alan ürünlerde Çin Tayvanı’nın Türkiye’ye gerçekleştirmiş olduğu ihracatın 2006-2007 döneminde miktar temelinde %56, değer bakımından ise %16 artış kaydettiği tespit edilmiştir. 2008 yılının ilk beş ayı incelendiğinde ise bu dönemde gerçekleşen ithalatın 2007 yılının aynı dönemine kıyasla miktar temelinde %148 değer temelinde ise %46 daha yüksek olduğu saptanmıştır.

b) Soruşturma konusu ülkelere yönelik diğer ülkelerce uygulanan ticaret politikası önlemleri

(1) ÇHC ve Çin Tayvanı menşeli cırt bantlara yönelik olarak Hindistan tarafından 2005 yılında sırasıyla 7,61 ABD Doları/Kg ve 8,02 ABD Doları/Kg oranlarında dampinge karşı önlem yürürlüğe konulmuştur. Bu kapsamda ilgili soruşturma raporu incelendiğinde saptanan damping marjlarının Çin ve Tayvan için sırasıyla %355 ve %298 seviyelerinde olduğu görülmektedir.

c) Türkiye pazarının önemi

(1) Şikayet konusu ülkeler bakımından Türkiye pazarının önemi değerlendirilirken cırt bandın diğer alanlara kıyasla ağırlıklı olarak konfeksiyonda kullanılması nedeniyle Türkiye’de hazır giyim ve tekstil sektörü incelenmiştir.

(2) Türk hazır giyim sektörü dünyanın dördüncü büyük hazır giyim ihracatçısı konumundadır. Yaklaşık 30 milyar dolarlık üretim değeri olan hazır giyim ve tekstil sektörünün imalat sanayi ihracatı içindeki payı 2006 yılı itibariyle %22,9’dur.

(3) Dünyanın sayılı tekstil ve hazır giyim sanayilerinden birine sahip olan Türkiye, soruşturma konusu cırt bandın da içinde bulunduğu yan sanayi girdilerinin bir kısmını ithalat yoluyla karşılamaktadır. Bu çerçevede 2004 yılında 403 milyon ABD Doları civarında gerçekleşen tekstil ve hazır giyim yan sanayi ürünleri ithalatı 2006 yılında %31 artışla 526 milyon ABD Doları seviyesine yükselmiştir.

(4) 1980 yılından bu yana hızla gelişmekte olan tekstil ve hazır giyim sektöründeki gelişim, soruşturma konusu ürünün de aralarında bulunduğu tekstil ve hazır giyim yan sanayi ürünlerindeki talep artışının temel nedeni olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede, 2007 yılında 4.442 milyon ABD Doları pazar büyüklüğü olduğu belirtilen hazır giyim sektörünün 2009 yılında %18 artışla 5.253 milyon ABD Doları, 2011 yılında ise %43 artışla 6.359 milyon ABD dolarına karşılık gelen pazar değerine ulaşması tahmin edilmektedir.

d) Talebi etkileyen unsurlar

(1) Soruşturma konusu ürünün ithalatçısı konumunda bulunan firmalar tarafından soru formlarına verilen yanıtlarda talebi etkileyen unsurların fiyat ve termin avantajı olduğu ifade edilmiştir.

(2) Diğer taraftan son dönemde dünya ekonomisinde meydana gelen gelişmeler çerçevesinde talepte daralmanın yaşanabileceği mütalaa edilmektedir.

e) İşbirliğinin olmaması ve esas soruşturmada tespit edilen damping marjı

(1) Soruşturmanın başlangıç safhasında Müsteşarlık tarafından bilinen üretici/ihracatçı firmalara gönderilen soru formlarına yanıt alınamamış olması ve bahse konu ülkelerde yerleşik üretici/ihracatçı firmaların Türkiye pazarına yönelik ilgilerinin devam ettiğinin görülmesi, önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingin devam edeceğine veya tekrarlanabileceğine dair önemli göstergelerdir.

(2) Esas soruşturmada tespit edilen damping marjlarının düzeyi, önlemin yürürlükten kalkması halinde soruşturma konusu ülkelerin muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir gösterge olması nedeniyle dikkate alınmıştır.

(3) Buna göre, esas soruşturmada damping marjları ÇHC için %115 ve Tayvan için %34 olarak tespit edilmiştir.

Değerlendirme

MADDE 9 – (1) Bu bölümde işbu Tebliğ’in sekizinci maddesinde incelenen konu başlıkları değerlendirilerek aşağıda özetlenen sonuçlara ulaşılmıştır.

(2) ÇHC’nin soruşturma konusu ürünün de içinde bulunduğu ürün grubundaki ihracat artışının üretim artışıyla bağlantılı olduğu; Çin Tayvanı bakımından ise tekstil üretim kapasitesindeki artışın görünen etkisinin ihracattaki artış olarak tezahür ettiği görülmektedir.

(3) Öte yandan ÇHC ve Çin Tayvanı’nın cırt bant maddesindeki damping uygulamalarını sadece Türkiye pazarında değil başka ülke pazarlarında da sürdürdüğü görülmektedir. Önceki bölümde incelendiği üzere Hindistan tarafından tespit edilen damping marjı oranları bu çerçevede önemli bir gösterge niteliği taşımaktadır. Bu çerçevede, soruşturmaya konu ülkelerin 2002 yılında esas soruşturmada tespit edilen damping marjları ile Hindistan hükümeti tarafından 2005 yılında saptanan damping marjları kıyaslandığında soruşturma konusu ülkede yerleşik firmaların damping uygulamasını artırarak sürdürdükleri görülmektedir.

(4) Diğer taraftan, Türk hazır giyim ve tekstil endüstrisinin ihtiyaç duyduğu yan ürünlere yönelik talebin soruşturma konusu cırt bant maddesine yönelik talebi de etkilediği ve etkilemeye devam edeceği mütalaa edilmektedir. Bu değerlendirme temelinde Türkiye pazarının şikayet konusu ülkeler için önemini koruyacağı ve şikayet konusu ülkelerdeki yerleşik kapasitenin esaslı kısmının Türkiye’ye yönlendirilebileceği düşünülmektedir.

(5) Son dönemde dünya ekonomisinde meydana gelen gelişmeler neticesinde, finans sektöründe oluşan olumsuzlukların talebe etki edebileceği ve talebi daraltabileceği ve böyle bir ortamın, soruşturma konusu ülkelerde kaim üretici/ihracatçıların damping eğilimlerini daha da güçlendirebileceği düşünülmektedir.

(6) Dikkate alınması gereken bir diğer gösterge ise esas soruşturmada tespit edilen damping marjlarının seviyesi ve nihai gözden geçirme soruşturması esnasında hiçbir üretici/ihracatçının işbirliğinde bulunmamış olmasıdır.

(7) Netice itibariyle ÇHC’de ve Çin Tayvanı’nda tekstil ve hazır giyim yan sanayisinde kapasite artışlarının söz konusu olduğu; Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektöründe dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olduğu; Türkiye’nin konfeksiyon ve tekstil ara ürünlerinde önemli bir ithalatçı olması nedeniyle şikayet konusu ülkeler için pazarın önemini koruduğu; şikayet konusu ülkelerin sadece Türkiye’ye değil üçüncü ülkelere de yüksek marjlarla damping gerçekleştirdikleri; talepte oluşabilecek olası daralmanın soruşturma konusu ülkelerdeki üretici/ ihracatçı firmaların fiyatlarını belirli bir seviyenin altında tutma eğilimini güçlendirebileceği; soruşturma sırasında ÇHC’de ve Çin Tayvanı’nda yerleşik firmaların işbirliğinde bulunmamış bulunmadıkları ve bu üretici/ihracatçı firmaların dampinge karşı önlemin mevcut olmadığı bir ortamdaki davranışlarını tespit açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyan esas soruşturmadaki damping marjlarının yüksek olduğu dikkate alındığında meri önlemin ortadan kaldırılması halinde dampingli ithalatın devam edeceği veya tekrarlanabileceğine kanaat getirilmiştir.



DÖRDÜNCÜ KISIM

Zararın Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali

BİRİNCİ BÖLÜM

Önlem Konusu İthalatın Gelişimi

Maddenin genel ithalatı

MADDE 10 – (1) Soruşturma konusu ürünün tüm ülkelerden gerçekleşen ithalatına ilişkin rakamlar incelendiğinde 2004 yılında 884.734 kg olan toplam ithalat miktarının 2007 yılında 1.326.012 kg seviyesinde gerçekleştiği görülmüştür. Tüm ülkelerden gerçekleşen ithalatın toplam değerinin ise 2004 yılında 8.006.063 ABD Doları, 2007 yılında ise 12.237.575 ABD Doları seviyesinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Kati ithalatın toplam ithalat içerisindeki payının ise 2004-2007 yılları arasında sırasıyla %92, %95, %98 ve %99 oranlarında gerçekleştiği saptanmıştır.

(2) 2004-2007 döneminde soruşturma konusu GTİP’lerden gerçekleşen toplam ithalatın miktar temelinde %50, değer temelinde ise %52 oranında artış kaydettiği tespit edilmiştir.

Maddenin soruşturma konusu ülkelerden ithalatı

MADDE 11 – (1) Mezkur ürünün soruşturmaya tabi ülkelerden gerçekleşen ithalatı incelendiğinde ise 2004 yılında 362.016 kg olan ithalat miktarının 2007 yılında 853.058 kg düzeyinde gerçekleştiği tespit görülmüştür. Bu çerçevede, 2004 yılında 2.316.860 ABD Doları olan soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen ithalatın değerinin 2007 yılında 4.311.112 ABD Doları seviyesinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen ithalatın neredeyse tamamının kati ithalat olduğu saptanmıştır.

Soruşturma konusu maddenin fiyatlarının gelişimi

MADDE 12 – (1) Tüm ülkelerden vaki ithalatın ortalama birim fiyatının 2004 yılında 9,05 ABD Doları/Kg; 2005 yılında 8,48 ABD Doları/Kg; 2006’da 8,43 ABD Doları/Kg ve 2007 yılında 9,23 ABD Doları/Kg düzeyinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Soruşturma konusu ülkeler bakımından ise, ÇHC menşeli soruşturma konusu ürünün birim fiyatı 2004-2007 yılları arasında sırasıyla 5,66 ABD Doları/Kg; 5,73 ABD Doları/Kg; 4,42 ABD Doları/Kg; 4,62 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.

(2) Çin Tayvanı menşeli soruşturma konusu ürün bakımından ise aynı dönemde birim fiyatın sırasıyla 8,20 ABD Doları/Kg; 9,33 ABD Doları/Kg; 8,48 ABD Doları/Kg; 10,16 ABD Doları/Kg seviyesinde gerçekleştiği saptanmıştır.

Önlem konusu ürünün Türkiye toplam tüketimi ve pazar payları

MADDE 13 – (1) Soruşturma konusu ürünün Türkiye toplam tüketimi hesaplanırken 2005-2007 yılına ait şikayetçi yerli üreticiler ile diğer yerli üreticilerden temin edilen yurtiçi satış miktarları ilgili yıla ait toplam ithalatla toplanmıştır. Bu çerçevede 2005 yılında 100 olan tüketim endeksinin 2006 yılında 123, 2007 yılında ise 142 olduğu görülmüştür.

(2) Pazar paylarının gelişimine yönelik çalışmada ise 2005-2007 döneminde soruşturma konusu ülkelerin, pazar paylarını yükselterek sırasıyla Türkiye pazarından %43,2; %51,9 ve % 56,6 oranlarında pay aldıkları görülmüştür.

(3) Üçüncü ülkelerin Türkiye pazarından aldıkları payın kademeli bir biçimde düşüşüyle beraber yerli üretim dalının ve yerli üretim dalı dışındaki diğer üreticilerin pazar paylarını artırma yönündeki eğilimlerine karşın, soruşturma konusu ülkelerin pazardaki etkinliklerini sürdürdükleri tespit edilmiştir.

Fiyat kırılması

MADDE 14 – (1) Soruşturmaya konu ülkelerden gerçekleşen ithalatın Türkiye piyasasında oluşan fiyatlarının yerli üretim dalını oluşturan firmaların yurtiçi satış fiyatları üzerinde yarattığı etkiyi tespit edebilmek amacıyla fiyat kırılmasına bakılmıştır. Bu çerçevede 2007 yılına ilişkin olarak ithalatçı faturaları temelinde gerçekleştirilen çalışma neticesinde soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşen ithalatın birim fiyatlarına gümrük vergisi ve gümrük masrafları eklenerek soruşturma konusu ürünün Türkiye iç piyasasında oluşan ağırlıklı fiyatı saptanmıştır. Dampinge karşı önlemin söz konusu olmadığı bir ortamda fiyatların hangi düzeyde olacağına ilişkin değerlendirmeyi mümkün kılmak amacıyla anılan miktara dampinge karşı önlem eklenmemiştir. Bu şekilde elde edilen soruşturma konusu ürünün Türkiye piyasasındaki ağırlıklı ortalama fiyatı yerli üretim dalının ağırlıklı ortalama satış fiyatıyla mukayese edilmiş ve fiyat kırılması hesaplanmıştır. Eş düzeyde mukayese yapılabilmesini teminen satışı ve kullanımı en yaygın tip olarak belirlenen 20 mm eninde ve 1 metre boyunda takım halindeki cırt bandın fiyatları karşılaştırılmıştır.

(2) Yapılan karşılaştırma neticesinde 2007 yılı bakımından ÇHC menşeli ithalatın %162; Çin Tayvanı menşeli ithalatın ise %99 oranında yerli üreticilerin fiyatlarını kırdığı tespit edilmiştir.



İKİNCİ BÖLÜM

Yerli Üretim Dalının Durumu

Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri

MADDE 15 – (1) Önlem konusu ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin belirlenmesinde, yerli üretim dalı içerisinde maliyet yapısı daha yerleşik nitelik taşıyan ve 2005–2007 döneminde her üç yılda da üretim gerçekleştirmiş olan firmanın verileri incelenmiştir.

(2) Eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Türk Lirası bazındaki veriler için yıllık ortalama TEFE kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler esas alınmıştır.

a) Üretim

(1) 2005 yılı endeksi 100 kabul edildiğinde 2006 ve 2007 yılları arasında soruşturma konusu maddenin üretim endeksinin sırasıyla 244 ve 267 olduğu görülmüştür.

b) İç satışlar, ihracat ve fiyatlar

(1) Yurt içi satışlarda miktar temelinde 2005 yılında 100 olan endeksin 2006 ve 2007 yıllarında sırasıyla 255 ve 387 düzeyinde gerçekleştiği; diğer taraftan yurtdışı satışların 2006 yılında 100 olan miktar endeksinin 2007 yılında 121 olduğu görülmüştür.

(2) 2005 yılında 100 olan yurtiçi toplam satış hasılası endeksinin 2006’da 379, 2007’de ise 515 olduğu tespit edilmiştir.

(3) 2005’de 100 olan yurtiçi satış birim fiyatları endeksinin ise 2006 yılında 149, 2007 yılında ise 133 olduğu saptanmıştır.

c) Maliyetler

(1) 2005–2007 döneminde yerli üretim dalının birim maliyetleri göz önüne alındığında 2005 yılında 100 olan birim sınai maliyet endeksinin 2006 ve 2007 yıllarında sırasıyla 63 ve 78 olarak gerçekleştiği; birim ticari maliyet endeksinin ise aynı dönemde sırasıyla 68 ve 80 olduğu tespit edilmiştir.

d) Ürün karı

(1) 2005 yılında yerli üretim dalının maliyetin altında satışlar gerçekleştirmesi nedeniyle endeks eksi değer ile başlatılmıştır. Bu çerçevede 2005 yılında -100 olan ürün toplam karı endeksi 2006’da 13, 2007’de -142; birim ürün karı endeksinin ise 2006’da 4, 2007’de ise -33 seviyelerinde oluştuğu görülmüştür.

e) Kapasite ve kapasite kullanım oranı (KK0 %)

(1) Yerli üretim dalı bakımından 2005 yılında 100 olan kapasite endeksinin 2006 ve 2007 yıllarında sabit kaldığı görülmüştür.

(2) Kapasite kullanım oranları ise 2005 yılında %19 iken 2006’da %47, 2007’de ise %52 seviyesinde gerçekleşmiştir.

f) Stoklar

(1) 2005 yılında 100 olan endeksin 2006’da 230, 2007’de ise 86 düzeyinde olduğu görülmüştür.

g) İstihdam ve verimlilik

(1) 2005 yılında 100 olan doğrudan işçi endeksinin 2006’da 82, 2007’de ise 71 seviyesinde gerçekleştiği tespit edilmiş; 2005’te 100 olan verimlilik endeksinin, 2006’da 296, 2007’de ise 378 olduğu saptanmıştır.

h) Nakit akışı

(1) 2005 yılında maliyet altında yapılan satışlar nedeniyle -100 olan nakit akışı endeksinin, 2006’da 56, 2007 yılında ise -97 düzeyinde gerçekleştiği görülmüştür.

i) Amortisman toplamı

(1) Yerli üretim dalı amortisman toplamı bakımından 2005 yılında 100 olan endeksin 2006 yılında 103, 2007 yılında ise 82 olduğu tespit edilmiştir.

j) Ürün amortismanı

(1) Soruşturmaya konu ürün temelindeki amortismanın 2005 yılında 100 olan endeksinin 2006 yılında 344, 2007 yılında ise 181 seviyesinde oluştuğu saptanmıştır.

k) Aktif toplamı

(1) Yerli üretim dalını oluşturan firmaların tüm ürünlerdeki üretim faaliyetlerine yönelik toplam aktifler için 2005’de 100 olan endeks 2006’da 149, 2007’de ise 158 seviyelerinde oluşmuştur.

l) Özsermaye

(1) 2005–2007 yılları arasında özsermaye endeksinin sırasıyla 100, 91 ve 83 olduğu görülmüştür.

m) Yatırımlar

(1) 2005 yılında 100 olan yenileme yatırımlarının 2006 yılında 13 seviyesine gerilediği görülmüştür.

n) Net satış toplamı

(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün de dahil olmak üzere ürettiği tüm maddelere yönelik olarak sunulan net satış toplamı endeksinin 2005 yılında 100 olan değerinin 2006 ve 2007 yıllarında sırasıyla 122 ve 245 olduğu görülmüştür.

o) Dönem net karı

(1) Yerli üretim dalının üretimini gerçekleştirdiği tüm ürünlere yönelik sunulan dönem net karı endeksinin 2005 yılında 100 olan değerinin 2006’da 439, 2007 yılında ise 1.140 olduğu saptanmıştır.

Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesi

MADDE 16 – (1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelendiğinde üretim ve iç satışlarda miktar temelinde artışların yaşandığı ve bu durumun başta kapasite kullanım oranları, net satış toplamı ve dönem net karlılığı olmak üzere bazı göstergeleri olumlu etkilediği görülmektedir. Öte yandan, üretim ve satışlardaki artışın 2006–2007 döneminde 2005–2006 dönemine nazaran çok daha yatay seyrettiği de dikkati çekmektedir.

(2) Üretim ve satışlarda bahse konu artış eğiliminin ortaya çıkışında meri önlemin yürürlüğe girişini takiben oluşan ticari ortamın da etken olarak değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Diğer taraftan iç piyasada soruşturma konusu malı üreten bazı firmaların piyasadan çekilmeleri veya üretimlerini azaltmaları neticesinde oluşan arz açığını dikkate alan yerli üretim dalını oluşturan şikayetçi firmaların 2004 ve sonrasında piyasaya girdikleri görülmektedir.

(3) Üretim ve iç piyasa satışlarında gözlemlenen görece olumlu duruma rağmen, soruşturmaya konu ülkeler menşeli ithalatın neden olduğu fiyat kırılması nedeniyle yerli üretim dalının karlılığının olumsuz yönde etkilendiği tespit edilmiştir. Nitekim yurtiçi satışların birim fiyatları dikkate alındığında 2006 yılında artan birim fiyatların fiyat kırılmasının da etkisiyle 2007’de gerilediği görülmektedir.

(4) Diğer taraftan, yerli üretim dalının dönem net karının, soruşturmaya konu üründeki karlılıktan çok farklı bir yönelim ortaya koymasında yerli üretim dalını oluşturan firmaların cırt bant dışındaki, fermuar, fermuar kürsörü, çanta aksesuarı gibi malları üretmelerinin veya ticari mal alım-satımını yapmalarının etkili olduğu görülmüştür.

(5) Yerli üretim dalının yatırım harcamaları incelendiğinde 2005 ve 2006 yıllarında sadece yenileme yatırımları yapıldığı; 2007 yılında ise tevsi ve yenileme yatırımı gerçekleştiremediği görülmektedir. Bu durumun toplam amortismana etki ettiği ve 2006 yılında artış, 2007 yılında ise gerileme yaşanmasına neden olduğu mütalaa edilmektedir.

(6) Son tahlilde üretim ve satışlardaki görece olumlu gelişime rağmen, yerli üretim dalının soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın fiyatları karşısında iç satış fiyatlarını düşürmek zorunda kaldığı bu çerçevede yerli üretim dalının ÇHC ve Çin Tayvanı menşeli soruşturma konusu ürünlerin Türkiye piyasasında oluşan fiyatlarından kolaylıkla etkilendiği; 2006–2007 yıllarında üretim ve satışlardaki artışın 2005–2006 döneminin gerisinde kaldığı dikkate alındığında meri önlemin yürürlükten kalkması halinde yerli üretim dalının kolaylıkla olumsuza dönebilecek ekonomik göstergeler ortaya koyduğu görülmektedir.



ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Zararın Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali

MADDE 17 – (1) Yönetmelik’in 35’inci maddesi hükümleri gereğince, bu bölümde önlemin sona ermesi halinde zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, taraflarca ortaya konulan ve yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen veriler çerçevesinde; soruşturmaya konu ithalatın muhtemel seviyesi ve fiyatları ile bunun yerli üretim dalının fiyatları üzerindeki beklenen etkisi, önlem konusu ülkelerdeki sektörün durumu ve Türkiye’ye yönlendirebilecekleri kapasitelerinin bulunup bulunmadığı ve önlemin yürürlükten kalkması durumunda soruşturmaya konu ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki muhtemel etkileri incelenmektedir.

a) Soruşturmaya konu ithalatın muhtemel seviyesi ve fiyatları

(1) Soruşturmaya konu ithalatın muhtemel seviyesine ilişkin sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesini teminen ithalat istatistikleri 2006, 2007 yılı ile 2008 yıllarının ilk altı ayına yönelik olarak değerlendirilmiştir.

(2) Bu çerçevede 2007 yılının ilk altı ayındaki ithalat ile 2008 yılının ilk altı ayındaki ithalat karşılaştırıldığında tüm ülkelerden gerçekleşen ithalatın miktar temelinde % 23 oranında artış kaydettiği görülmüştür. Soruşturmaya konu ÇHC’den gerçekleşen ithalat anılan dönemde miktar bazında % 24 artış kaydederken Çin Tayvanı menşeli ithalatın artış oranı % 19 düzeyinde gerçekleşmiştir. Öte yandan, ÇHC menşeli soruşturma konusu ürünün birim fiyatı % 33 oranında artış kaydederken Çin Tayvanı menşeli cırt bandın birim fiyatı ortalama % 14 oranında düşmüştür.

(3) Miktar temelinde ithalattaki gözle görülür artışa rağmen soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatlarının ithalat miktarına kıyasla çok daha yavaş bir artış sergilemesi veyahut Çin Tayvanı’ndan gerçekleşen ithalatta görüldüğü üzere fiyatların gerilemesi meri önlemin yürürlükten kalkması halinde soruşturma konusu ülkelerden gerçekleşecek ithalatın miktar temelinde artan; birim fiyat temelinde ise yatay veya gerileyen bir seyir izleyeceğine gösterge niteliği taşımaktadır.

b) Önleme tabi ülkelerdeki sektörün durumu, mevcut kapasitenin Türkiye’ye yönlendirilebilme olasılığı

(1) İşbu Tebliğin önceki bölümlerinde de ortaya konulduğu üzere, soruşturmaya tabi ÇHC ve Çin Tayvanı’nda soruşturma konusu ürünleri de kapsayan dar dokuma ürünlerdeki üretim kapasitesindeki artışın anılan ülkelerin ihracat rakamlarına yansıdığı tespit edilmiştir. Nitekim, Uluslararası Ticaret Merkezi verileri çerçevesinde ÇHC menşeli dar dokuma ürünleri ihracatının 2002–2006 yılları arasında %164 oranında, Çin Tayvanı menşeli dar dokuma ürünlerinin ihracatının ise 2003–2005 döneminde %20 nispetinde artış kaydettiği görülmektedir.

(2) Söz konusu ülkelerin ihracatlarında kaydedilen artışın mevcut önleme rağmen Türkiye’ye olan ihracata da yansıdığı tespit edilmiştir. Bu itibarla, önceki bölümlerde vurgulandığı üzere bilhassa ÇHC menşeli soruşturma konusu ürün ithalatının 2008 yılının ilk altı ayı itibariyle miktar olarak bir önceki yılın aynı dönemine nazaran % 24 oranında, Tayvan menşeli ihracatın ise % 19 oranında artış kaydetmiş olması mezkur ülkelerde yerleşik kapasitenin kolaylıkla Türkiye’ye yönlendirilebileceğine bir gösterge teşkil etmektedir.

c) Değerlendirme

(1) Önceki bölümlerde incelendiği üzere 2007 yılında soruşturma konusu cırt bant maddesine yönelik ayrı bir GTİP ihdas edilmesi sonrasında soruşturma konusu maddenin farklı GTİP’lerden ithal edilebilme ihtimali meri önlemin etkinliğine zarar veren bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Nitekim bu husus 2007–2008 döneminde şikayet konusu ülkelerden gerçekleşen ithalatın kompozisyonuna da yansımaktadır. Bu çerçevede soruşturma konusu ürün tanımının 5806.32.10.00.00 ve 5806.32.90.00.19 GTİP’lerini de içine alması gerektiği sonucuna varılmıştır.

(2) Gözden Geçirme Döneminde yerli üretim dalının durumu dikkate alındığında ise Türkiye piyasasının önde gelen iki firmasından bir tanesinin üretimden çekildiği; soruşturmada şikayetçi yerli üretici durumunda olan bir diğer firmanın ise makine ve ekipmanlarını satarak üretimi bıraktığı görülmüştür.

(3) Yerli üretim dalı ekonomik göstergelerinin incelenmesi neticesinde yerli üretim dalını üretim ve iç satış rakamlarının göreceli bir gelişimi işaret etmesine karşın soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı üzerinde fiyat kırılmasına neden olduğu görülmüştür. Bu çerçevede meri önlemin ortadan kalkması halinde işbu Tebliğ’in 18’inci maddesinin (a) bendinde soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın miktar ve fiyat yönelimleri de dikkate alındığında fiyat kırılmasının artarak ekonomik göstergelerini olumsuza dönüştürebileceği mütalaa edilmektedir.

(4) Nitekim işbu Tebliğ’in önceki bölümlerinde incelendiği üzere soruşturmaya konu ülkelerden dampingin devam edeceğine veya tekrarlanabileceğine ilişkin göstergelerin mevcudiyeti çerçevesinde halihazırda üretim ve satışları olumlu seyreden yerli üretim dalını oluşturan firmaların fiyat kırılması nedeniyle bu olumlu seyri devam ettiremeyecekleri düşünülmektedir.

(5) Yerinde doğrulama soruşturmaları esnasında “yarı-mamul” olarak tabir edilen dokuma işlemi gerçekleştirilmiş mamulden üretilen cırt bantlarda dokuma sonrası işlemi gerçekleştiren firmanın katma değerine yönelik olarak yerli üretim dalından bilgi alınmıştır. Bu çerçevede yerli üretim dalı tarafından dokuma sonrası katma değerin belirli bir eşiğin üzerinde olduğu ifade edilmiş ve bu husus yerinde doğrulama sırasında kayda geçirilmiştir. Diğer taraftan, soruşturma konusu ürünün farklı biçimlerde farklı GTİP’ler altında Türk Gümrük Bölgesi’ne sokulmasının önlemin etkinliğini zafiyete uğrattığı da görülmektedir.

(6) Mevcut tespitler ve veriler çerçevesinde meri önlemin ortadan kalkması halinde yerli üretim dalının, meri önlemin de etkisiyle içinde bulunduğu görece olumlu gelişimini, soruşturma konusu ülkeler menşeli ürünün fiyatların yarattığı baskı karşısında uzun süre sürdüremeyeceği; ürün karlılığının bozulması neticesinde tüm ekonomik göstergelerde olumsuzluklar yaşanabileceği dikkate alındığında meri önlemin yürürlükten kalkması halinde zararın devam edeceği veya yeniden tekrarlanabileceğine kanaat getirilmiştir.



BEŞİNCİ KISIM

Diğer Unsurlar

Üçüncü ülkelerden ithalat

MADDE 18 – (1) Soruşturmaya tabi ülkeler dışında diğer ülkelerden gerçekleşen ithalatın miktarları ve birim fiyatları da incelenmiştir. Öte yandan söz konusu soruşturmanın hukuki ve idari kapsamı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat’ın 35’inci maddesi çerçevesinde ÇHC ve Çin Tayvanı menşeli cırt bant maddesine yönelik olduğundan inceleme bu aşamada söz konusu kapsamla sınırlı tutulmuştur.



ALTINCI KISIM

Sonuç

Karar

MADDE 19 – (1) Meri önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingin ve zararın devam edebileceğine veya tekrarlanabileceğine kanaat getirildiğinden tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyaya yönelik önlemin tabloda belirtilen biçimiyle uygulanmasına İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun kararı ve Bakan’ın onayı çerçevesinde karar verilmiştir.



Uygulama

MADDE 20 – (1) Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife istatistik pozisyon numarası, tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın ithalatında karşısında gösterilen miktarda dampinge karşı önlemi tahsil ederler.

Yürürlük

MADDE 21 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 22 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan yürütür.

15 Aralık 2008 Pazartesi

Polyester Elyaf: Arjantin'den Soruşturma

Arjantin Ekonomi Bakanlığı Kasım 2008'de yayınlanan 374/2008 sayılı Tebliğ aracılığıyla Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan, Endonezya ve Tayvan menşeli belirli polyester elyafa ilişkin olarak bir soruşturma başlattı.

Soruşturmaya tabi ürün 5402.33 ve 5503.20.90 gümrük tarife istatistik pozisyonları altında sınıflandırılıyor. Polyester elyaf anti-damping soruşturmalarının favori ürünleri arasında.

29 Kasım 2008 Cumartesi

Pamuk İpliğinde Tarife Kontenjanı Dönemi

Bakanlar Kurulu tartışmalı bir soruşturma süreci ertesinde 21 Ekim 2008 Salı tarih ve 27031 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 2008/14234 sayılı Karara ekli Belirli Pamuk İpliği İthalatında Korunma Önlemi Uygulanması Hakkında Karar aracılığıyla belirli tür pamuk ipliklerinde üç yıllığına ek mali yükümlülük şeklinde bir korunma önlemi uygulanmasını onaylamıştı (http://antidamping.blogspot.com/2008/10/pamuk-ipliinde-tartmal-korunma-nlemi.html).

Listesi karara ekli gelişmekte olan ülkeler bu uygulamadan muaf tutulmuştu. Söz konusu ülkelere ilişkin olarak tarife kontenjanı açılmıştı. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin kurallar 15 Kasım 2008 tarih ve 27055 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan İthalatta Kota ve Tarife Kontenjanı İdaresine İlişkin 2008/4 sayılı Tebliğ (http://antidamping.blogspot.com/2008/11/ithalatta-kota-ve-tarife-kontenjan.html) aracılığıyla ortaya konuldu. Aynı ürüne ilişkin geçici önlemin uygulanmasına ilişkin 2008/3 sayılı Tebliğ ise yürürlükten kaldırıldı.

Buna göre ithalat lisansları Müsteşarlık tarafından başvuru üzerine ilk gelen ilk alır yöntemine göre dağıtılacak. Her başvuru ile sadece tek bir ithalat lisansı alınabilecek ve her lisans tek bir ülke veya gümrük bölgesine ilişkin olabilecek. Lisanslar ayrıca net 20.000 kilogram ile sınırlandırılmış durumda.

İthalatta Kota ve Tarife Kontenjanı İdaresine İlişkin 2008/4 Sayılı Tebliğ

15 Kasım 2008 tarih ve 27055 sayılı Resmi Gazete

İTHALATTA KOTA VE TARİFE KONTENJANI İDARESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2008/4)

Kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ, 52.05 gümrük tarife pozisyonunda yer alan eşyanın ithalatında 21/10/2008 tarihli ve 27031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2008/14234 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde açılan tarife kontenjanının başvuru ve dağıtım ile kullanım usul ve esaslarını içermektedir.

Başvuru usul ve esasları

MADDE 2 – (1) Tarife kontenjanı başvurularının değerlendirmeye alınabilmesi için EK I’de yer alan İthal Lisansı Başvuru Formunun usulüne uygun bir şekilde doldurularak EK II’de istenen belgelerle birlikte tam ve eksiksiz bir şekilde Dış Ticaret Müsteşarlığına (Müsteşarlık) gönderilmesi gerekmektedir. Bir başvuruda ancak bir ithal lisansı talep edilebilir.

(2) Bu Tebliğ kapsamında yapılan beyanın doğruluğuyla ve ithal mallarla ilgili incelemeleri yapmaya veya yaptırmaya Müsteşarlık yetkilidir. Başvuruda sunulan bilgi ve belgelerde tutarsızlık olduğu durumlarda sözkonusu tutarsızlık başvuru sahibi tarafından giderilinceye kadar talep karşılanmaz. Müsteşarlık, gerekli görmesi halinde, ek bilgi ve belge isteyebilir.

Tarife kontenjanının dağıtılması

MADDE 3 – (1) Tarife kontenjanı, İthalatta Kota ve Tarife Kontenjanı Yönetmeliğinin 4 (d) maddesi çerçevesinde başvuru sırasına göre ilk gelen ilk alır yöntemiyle dağıtılır. Başvuru sırasının belirlenmesinde Müsteşarlık genel evrak giriş tarih ve numarası esas olup, postadaki gecikmeler dikkate alınmaz. Bir ithal lisansında verilebilecek tarife kontenjanı miktarı 20.000 kilogramı (net) geçemez. Bir ithal lisansı sadece bir ülke veya gümrük bölgesi için düzenlenir.

İthal lisansına ve ithal lisansının kullanımına ait bilgiler

MADDE 4 – (1) Tarife kontenjanı kapsamında yapılacak ithalatta Müsteşarlıkça düzenlenen ithal lisansı ve eşyanın tercihli menşeini gösterir Form A veya EUR 1/EUR-MED belgesi gümrük beyannamesinin tescilinde ilgili gümrük idaresince aranır. İthal lisansının bir kopyası gümrük beyannamesine eklenir.

(2) Tarife kontenjanı konusu eşya ancak ithal lisansının geçerlilik süresi içerisinde serbest dolaşıma girebilir. İthal lisansı kapsamı eşyanın ithalatı ile ilgili belgelerin (ithal lisansının aslı, ithalat gerçekleştirilmiş ise ticari fatura ile gümrük beyannamesi ve Form A veya EUR 1/EUR-MED belgesinin fotokopisi) en geç ithal lisansının geçerlilik süresinin bitiminden itibaren 10 (on) iş günü içerisinde Müsteşarlığa iadesi zorunludur. İthalatçıların yeni ithal lisansı taleplerinin değerlendirmeye alınabilmesi için daha önce düzenlenen ithal lisansının iade edilmiş olması gerekmektedir.

(3) İthal lisansı devredilemez.

(4) Gümrüklerce tespit ve kabul edilen kıymet veya miktarın, ithal lisansında kayıtlı kıymet veya miktarı, toplam %5'ten (%5 dahil) daha az bir oranda aşması ithalatın yapılmasını engellemez. Ancak, ithalatı gerçekleştirilen fazla miktar ilgili ithalatçının bir sonraki lisansından mahsup edilir.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

MADDE 5 – (1) 2/8/2008 tarihli ve 26955 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Kota ve Tarife Kontenjanı İdaresine İlişkin 2008/3 sayılı Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür.

Türkiye'den Dokuma Brandalara Anti-Damping Vergisi

Dış Ticaret Müsteşarlığı Çin Halk Cumhuriyeti ve Vietnam menşeli polietilenden ve polipropilenden dokuma brandalara ilişkin olarak yürütmekte olduğu dampinge karşı soruşturmayı 15 Kasım 2008 tarih ve 27055 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/32 sayılı Tebliğ (http://antidamping.blogspot.com/2008/11/ithalatta-haksz-rekabetin-nlenmesine_29.html) ile tamamladı.

Soruşturma döneminin Temmuz 2006-Haziran 2007 olduğu incelemede piyasa ekonomisi olarak kabul edilmeyen Çin ve Vietnam için oluşturulmuş normal değer yöntemi kullanılmış. Buna göre sırasıyla spesifik olarak 1,06 ABD Doları/kilogram ve 1,16 ABD Doları/kilogram tutarlarında damping yapıldığı tespit edilmiş. CIF değerinin yüzdesi cinsinden sırayla % 60 ve % 69'a denk gelen bu damping marjlarının yerli üretim dalı üzerinde % 63 ve % 80'lik oldukça yüksek fiyat baskısına neden olduğu saptanmış. Bu nedenle damping marjlarına eşit tutarda dampinge karşı vergi ihdas edilmiş.

İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/33 sayılı Tebliğ


15 Kasım 2008 tarih ve 27055 sayılı Resmi Gazete

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (2008/33)

BİRİNCİ KISIM

Genel Bilgi ve İşlemler
Soruşturma

Madde 1 – (1) Nakpilsa Dokuma Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Nakpilsa) tarafından yapılan ve Ekonet Tekstil ve Ambalaj Sanayi Ticaret A.Ş. (Ekonet) tarafından desteklenen başvuru üzerine; Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ve Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti (Vietnam) menşeli “polietilenden ve polipropilenden dokuma brandalar (dokuma brandalar)” için 11/01/2008 tarihli ve 26753 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/1 sayılı Tebliğ (Açılış Tebliği) ile başlatılan damping soruşturması Dış Ticaret Müsteşarlığı (Müsteşarlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ; 4412 sayılı Kanunla değişik 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarih ve 99/13482 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarih ve 23861 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde yürütülen damping soruşturması sonuçlarını içermektedir.

Bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi

MADDE 3 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün yerli üreticilerine, Müsteşarlıkça tespit edilen ithalatçılarına ve ÇHC ve Vietnam’da yerleşik bilinen ihracatçılarına soru formları gönderilmiştir.

(2) Öte yandan, soruşturma konusu ülkelerde yerleşik diğer üretici/ihracatçılara iletilebilmesini teminen söz konusu soru formunun bir örneği bu ülkelerin Ankara’daki temsilciliklerine de gönderilmiştir.

(3) Tarafların soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dahil 37 gün süre tanınmıştır. İthalatçılar ve soruşturma konusu ülkedeki üretici/ihracatçıların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.

(4) Vietnam’da yerleşik JM Plastics Vietnam Co. Ltd. ve Kuk Dong Eng Co. Ltd firmalarından soru formuna cevap alınmış, diğer firmalardan yanıt alınmamıştır. Yapılan inceleme sonucunda soru formuna yanıt veren iki firmanın usulüne uygun yanıt vermediği, yanıtlarında damping marjı hesabı için gerekli olan temel veri ve belgelerin yer almadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, söz konusu firmaların işbirliğine gelmediği kabul edilmiştir.

(5) ÇHC’den işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firma olmamıştır.

(6) Nakpilsa ve Ekonet firmaları soruşturma konusu ürünün Türkiye’deki bilinen üreticileridir. Bu nedenle, yerli üretimi temsil yeteneğini haizdir. Nakpilsa, soru formuna usulüne uygun şekilde yanıt vermiş, gerektiğinde talep edilen ilave bilgi ve belgeleri temin etmiştir.

(7) Soruşturma konusu maddenin ithalatını yaptığı tespit edilen ve kendilerine soru formu gönderilen otuz beş ithalatçı firmadan on bir tanesi soru formuna cevap vermiştir. Bunlardan yedi tanesinin soruşturma konusu ürünü ithal ettiği tespit edilmiştir.

Yerinde doğrulama soruşturması

MADDE 4 – (1) Yönetmelik’in 21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretici Nakpilsa’nın Gaziantep’teki idari ofisinde ve üretim tesislerinde yerinde doğrulama soruşturması gerçekleştirilmiştir.

(2) Soruşturmaya konu ihracatçı ülkelerden işbirliği olmadığından, yurtdışında yerlinde doğrulama soruşturması gerçekleştirilmemiştir.

(3) İthalatçılarca sunulan bilgilerin yeterli delillerle desteklenenleri dikkate alınmış olup, ithalatçılar nezdinde yerinde doğrulama soruşturmasına gerek görülmemiştir.

İlgili tarafların bilgilendirilmesi

MADDE 5 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip soruşturma konusu ülkelerin Ankara’daki Büyükelçiliklerine ve bilinen üretici/ihracatçı firmalara soru formu, şikayetin gizli olmayan metni ve soruşturma Açılış Tebliği gönderilmiştir.

(2) İlgili taraflara soruşturma boyunca, soruşturma ile ilgili görüşlerini, bu görüşlerle alâkalı bilgi ve belgeleri sunma imkanı verilmiş ve söz konusu görüş ve belgeler değerlendirilmiştir. Soruşturma sırasında sunulan nesnel görüşlere, işbu Tebliğ içerisinde yeri geldiğinde değinilmiştir.

(3) Öte yandan, ilgili taraflardan alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan özetleri talep eden bütün ilgili tarafların bilgisine sunulmuştur.

Soruşturma dönemi

MADDE 6 – (1) Damping belirlemesi için, 01/07/2006–30/06/2007 tarihleri arası soruşturma dönemi (SD) olarak kabul edilmiştir. Zarar belirlemesinde ise, veri toplama ve analiz için 01/01/2005-30/06/2007 arasındaki dönem esas alınmıştır.

İKİNCİ KISIM

Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün

Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün

MADDE 7 – (1) Soruşturma konusu ürün, 3921.90.60.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) altında yer alan “Polietilenden levha, yaprak, film, folyo, şeritler (gözeneksiz); 3921.90.60.00.13 GTİP altında yer alan “Polipropilenden levha, yaprak, film, folyo, şeritler (gözeneksiz)” ile 5407.20.11.90.00 GTİP altında yer alan “Polietilen veya polipropilenden şerit ve benzerlerinden dokunmuş mensucatlardan, genişliği 3m’den az olanlardan elastiki olmayanlar” ve 5407.20.19.90.00 GTİP altında yer alan “Polietilen veya polipropilenden şerit ve benzerlerinden dokunmuş mensucatlardan, genişliği 3m veya daha fazla olanlardan elastiki olmayanlar”dır.

(2) Soruşturmaya konu brandaların üretiminde, istenilen esnekliğe göre temel hammadde girdisi olarak yüksek yoğunluklu polietilen (YYPE) veya alçak yoğunluklu polietilen (AYPE) ile yüksek yoğunluklu polipropilen (YYPP) veya alçak yoğunluklu polipropilen (AYPP) kullanılmaktadır. Hammadde kullanımındaki değişim brandaların kullanım amacına göre farklılık göstermektedir. Genellikle YYPE ile YYPP dokumada kullanılırken, AYPE ile AYPP kaplamada (laminasyon) kullanılmaktadır. Üretim sürecinin başında ilgili hammaddelerin karışım makinelerinde UV, boya ve talep edilen ürünün teknik özelliklerine göre yardımcı maddeler ile karışımı gerçekleştirilir. Karışım sırasında sıvı hale gelen hammadde, şeritler halinde fırınlardan çıkartılır. Laminasyon işlemi gerçekleştirildikten sonra şeritler soğuk şoklama fırınlarına aktarılır ve kesilerek ip hatlar haline getirilir. Daha sonra bobinlere sarılan ipler çözgü bölümüne gönderilir ve leventlere sarılır. Sarılma işlemi bittikten sonra leventler ilgili dokuma makinelerine gönderilir ve dokuma işlemi başlatılır. Dokunan kumaşlar belirli bir metraja ulaştıktan sonra kesilip lamine bölümüne gönderilir. Söz konusu laminasyon üretilmekte olan dokuma brandanın çeşidine göre yapılır. Laminasyon işlemi biten dokumalara, istenilen boyutlar için kesme veya yapıştırma işleminden sonra el işçiliği ile kopçaları takılır, katlandıktan sonra ambalaj bölümüne gönderilir ve sevkıyata hazır hale getirilir.

(3) Dokuma brandaların yoğun olarak kullanıldığı sektörler tarım, turizm, inşaat ve taşımacılık sektörleridir. Hasat döneminde ürünlerin toplanmasında, çadır yapımında, park, bahçe ve sahillerde yağmur ve rüzgardan korunmak amacıyla, inşaat halindeki yapılardan dışarıya inşaat malzemesi savrulmasını engellemek amacıyla üzerlerinin kaplanması gibi çeşitli alanlarda kullanılmaktadır.

(4) Soruşturmaya taraf olan bazı ithalatçılar, soruşturma konusu ürünün branda mensucatı değil nihai ürün olan işlenmiş branda olması gerektiğini, branda mensucatından bitmiş branda imalatı yapan çok sayıda küçük atölye bulunduğunu, önlem alınması durumunda, söz konusu küçük ölçekli işletmelerin rekabet şansının kalmayacağını belirtmişlerdir. Ancak yerli üretim dalı nezdinde yapılan incelemede, branda mensucatından yapılan brandaların sadece kesme, dikme ve kopçalarının takılması işlemlerinden ibaret olduğu ve bunun ihmal edilebilir bir işçilikle gerçekleştiği tespit edildiğinden, branda mensucatı ile söz konusu işlemlerden geçmiş brandaların ayrı ürünler olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.

(5) Diğer taraftan, görüş bildiren bazı ithalatçılar, yerli üretim dalının ürettiği dokuma brandalar ile soruşturmaya konu brandaların anti-statik ve yanmazlık özelliği, anti-bakteriyel olma özelliği gibi bazı fiziksel özellikler yönünden farklılık gösterdiğini; ayrıca, yerli üretim dalı tarafından üretilen brandaların sadece tarım sektöründe kullanım imkanı sağlarken, soruşturmaya konu dokuma brandaların daha farklı sektörlerde kullanılabildiğini bu nedenle bazı işlevsel özellikler açısından da farklılık gösterdiğini, söz konusu farklılığın özellikle dokuma tekniğinden kaynaklandığını vurgulamışlardır. Ancak, yerli üretim dalı nezdinde gerçekleştirilen inceleme sonucunda, yerli brandalar ile ithal brandalar arasındaki fiziksel ve işlevsel özellik farkının söz konusu brandaların benzer ürün olarak değerlendirilmesine engel teşkil eden esaslı bir farklılık olmadığı değerlendirilmiştir.

(6) Öte yandan, aynı ithalatçılar soruşturmaya konu ürünün çeşitlilik yönünden yerli üretim dalının ürettiği brandalara göre farklılık arz ettiğini, ithal brandaların çok farklı renkte ve desende olabildiğini, oysa yerli üretim dalının ürettiği brandaların standart renklerde olduğunu belirtmişlerdir. Yine yerli üretim dalı nezdinde yapılan incelemede, yerli üretim dalının farklı renklerde ve desenlerde branda üretimini gerçekleştirebildiği belirlenmiştir.

(7) Yönetmelik’in 4 üncü maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkelerden ithal edilen ürün ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ürünün benzer ürün olup olmadığı hususunda yapılan incelemeler neticesinde, soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen soruşturma konusu dokuma brandalar ile yerli üretim dalı tarafından üretilen dokuma brandaların teknik ve fiziki özellikleri, çeşitleri, dağıtım kanalları, kullanım alanları, kullanıcıların ürünü algılaması ve birbirini ikame edebilmeleri açısından benzer özelliklere sahip olduğu ve soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen ürünün yerli üretim dalı tarafından üretilen ürünle doğrudan rekabet içinde olduğu, bu nedenle de benzer ürün olarak kabul edilebileceği anlaşılmıştır.

(8) Soruşturma konusu ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup, uygulamaya esas olan GTP ve karşılığı eşya tanımıdır. Bununla beraber, soruşturma konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan tarife pozisyonlarında ve/veya tanımlarında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına halel getirmez.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Dampinge İlişkin Belirlemeler

Genel

MADDE 8 – (1) Soruşturmaya konu ülkelerde yerleşik ihracatçılar tarafından işbirliği sağlanmadığından damping marjı Yönetmelik’in 26 ncı maddesi hükümleri gereğince başvuru aşamasında ve soruşturma sırasında elde edilen mevcut bilgiler kullanılarak ülke bazında hesaplanmıştır.

Oluşturulmuş normal değer

MADDE 9 – (1) Üretici/hracatçı firmaların soru formunu tam ve eksiksiz cevaplandırmaması ve pazar ekonomisine ilişkin soru formunu yanıtlamaması nedeniyle firmalar için bireysel damping marjı belirlemesi yapılmamıştır.

(2) Bu nedenle, normal değerin tespitinde Açılış Tebliği’nde belirtildiği üzere, Yönetmelik’in 7 nci maddesi hükümleri çerçevesinde, serbest piyasa ekonomisi uygulayan emsal üçüncü ülke olarak Türkiye seçilmiştir. Bu kapsamda, normal değerin belirlenmesinde Türkiye’deki üretim maliyetlerine makul bir kâr marjı eklenmek suretiyle hesaplanan oluşturulmuş normal değer kullanılmıştır.

İhraç fiyatı

MADDE 10 – (1) İhraç fiyatı, işbirliğinde bulunan ithalatçılar tarafından sağlanan veriler çerçevesinde tespit edilmiştir.

Fiyat karşılaştırması

MADDE 11 – (1) SD için fabrika çıkış aşamasında tespit edilen oluşturulmuş normal değer ile gerekli ayarlamalar yapılarak fabrika çıkış aşamasında kabul edilen FOB ihraç fiyatı karşılaştırılmıştır.

Damping marjı

MADDE 12 – (1) Yapılan fiyat karşılaştırması neticesinde damping marjları, ÇHC menşeli polietilenden ve polipropilenden dokuma brandalar için spesifik olarak 1,06 ABD Doları/Kg, CIF değerinin ise %60’ı; Vietnam menşeli polietilenden ve polipropilenden dokuma brandalar için ise spesifik olarak 1,16 ABD Doları/Kg, CIF değerinin ise %69’u olarak hesaplanmıştır.

DÖRDÜNCÜ KISIM

Zarara İlişkin Belirlemeler



BİRİNCİ BÖLÜM

Dampingli İthalat

Genel açıklama

MADDE 13 – (1) Yönetmelik’in 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın hacminde mutlak anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde bir artış olup olmadığı ile bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları üzerindeki etkisi incelenmiştir.

İthalatın etkisinin toplu olarak değerlendirilmesi

MADDE 14 – (1) SD için soruşturmaya konu iki ülkeden yapılan ithalatın miktarı ve ortalama ithal fiyatları ile hesaplanan damping marjının ihmal edilebilir orandan yüksek olduğu; ayrıca söz konusu ülkelerden ithal edilen mallar arasında rekabetin mevcut olduğu tespit edildiğinden, söz konusu ülkelerden yapılan ithalatın etkileri toplu olarak değerlendirilmiştir.

Maddenin genel ithalatı

MADDE 15 – (1) Soruşturmaya konu ürünün ithalatı temelde 3921 GTP grubu için incelenmiş olup, söz konusu ürünün 5407 grubu altında da ithalinin mümkün olması nedeniyle, ithalatın değerlendirmesi 7nci maddede belirtilen dört GTİP için yapılmıştır.

(2) Buna göre, 2005 yılında toplam dokuma branda ithalatı 5,1 bin ton olarak gerçekleşirken, 2006 yılında 6,4 bin tona, SD’de 7,3 bin tona çıkmış olup, 2005-SD arasında %41 artış gerçekleşmiştir. Soruşturmaya konu ürünlerin değer bazında ithalatı ise 2005 yılında 12,4 milyon ABD Doları iken, 2006 yılında 16,7 milyon ABD Dolarına, SD’de ise 20,3 milyon ABD Dolarına çıkmıştır.

Dampingli ithalat

MADDE 16 – (1) Soruşturmaya konu ülkelerden yapılan dampingli ithalat 2005 yılında 584,9 ton ile toplam ithalatın %11’ini oluştururken, 2006 yılında önemli ölçüde artarak 2,1 bin ton ile toplam ithalatın %33’üne çıkmış, SD’de ise artmaya devam ederek 2,6 bin ton ile toplam ithalatın %35’ine ulaşmıştır. Buna göre 2005-SD arasında dampingli ithalat miktar bazında %340 oranında artış göstermiştir.

Diğer ülkelerden yapılan ithalat

MADDE 17 – (1) Diğer ülkelerden yapılan ithalat 2005 yılında 4,6 bin ton ile toplam ithalatın %89’unu oluştururken, 2006 yılında 4,3 bin ton ile %67’ye gerilemiş, SD’ de kısmen artarak 4,7 bin ton olmuş, ancak toplam ithalat içerisindeki payı %65’e gerilemiştir.

Dampingli ithalatın pazar payındaki değişim

MADDE 18 - (1) Soruşturma konusu dokuma brandalar için yurtiçi tüketim, yerli üretim dalının ilgili ürünlerdeki yurtiçi satışı ile söz konusu üründeki genel ithalat rakamlarının toplanması suretiyle hesaplanmıştır.

(2) Soruşturma konusu ürün için oluşturulan toplam tüketim endeksi, 2005 yılında 100 iken, 2006 yılında 114’e, SD’de ise 127’ye çıkmıştır.

(3) Dampingli ithalatın pazar payı endeksi 2005 yılında 100 kabul edildiğinde, 2006 yılında 320’ye, SD’ de ise 347’ye çıkmıştır. Buna göre 2005-SD arasında dampingli ithalatın pazar payı %247 artış göstermiştir.

(4) Yerli üretim dalının pazar payı ise 2005 yılında 100 olarak kabul edildiğinde dampingli ithalatın etkisiyle 2006 yılında 86’ya, SD’de ise 84’e gerilemiştir.

Dampingli ithalatın fiyatlarının gelişimi

MADDE 19 – (1) TÜİK kayıtlarından soruşturma konusu ürünün toplam ithalatının ortalama fiyatları 2005-SD için CIF bazında incelenmiştir. Söz konusu incelemeden, soruşturmaya konu ürüne ilişkin istatistik verilerinin halihazırda yürürlükte bulunan ithalatın izlenmesi uygulamalarından etkilendiği anlaşılmaktadır.

(2) Resmi istatistik verilerine göre, dampingli ithalatın ortalama birim fiyatları, 2005 yılında 1,68 ABD Doları/Kg iken, 2006 yılında 2,22 ABD Doları/Kg’a, SD’de ise 2,40 ABD Doları/Kg’a çıkmıştır.

(3) Diğer ülkelerden yapılan soruşturma konusu brandaların birim fiyatları ise 2005 yılında 2,52 ABD Doları/Kg iken, 2006 yılında 2,79 ABD Doları/Kg’a, SD’de ise 3,00 ABD Doları/Kg’a çıkmıştır. Söz konusu verilerden de anlaşılacağı üzere soruşturmaya konu ülkelerden yapılan dokuma branda ithalatının fiyatları diğer ülkelerin ortalama fiyatlarının oldukça altında kalmaktadır.

Fiyat kırılması ve baskısı

MADDE 20 – (1) Fiyat kırılması ve baskısı, soruşturma dönemi için ithalatçı beyanlarında yer alan en düşük fiyatlı işlemler esas alınarak hesaplanmıştır. Fiyat kırılması, ithal ürünün fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üreticinin yurt içi satış fiyatlarına göre ne kadar altında kaldığını göstermektedir. Fiyat kırılması hesaplanırken, CIF fiyatın üzerine gümrük vergisi ve diğer ithal masrafları eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Bulunan değerler, şikayetçi yerli üreticinin dokuma brandalar için uyguladığı ortalama yurtiçi satış fiyatları ile karşılaştırılmıştır.

(2) Fiyat baskısı ise ithal ürünün fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üreticinin yurt içi satış fiyatlarını olması gereken seviyeye göre yüzde olarak ne kadar baskı altında tuttuğunu göstermektedir. Fiyat baskısı hesaplanırken, benzer şekilde CIF fiyatın üzerine gümrük vergisi ve diğer ithal masrafları eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Bulunan değerler ile şikayetçi yerli üreticinin dokuma brandalar için oluşan ticari maliyetlerine eklenen makul kar oranı ile elde edilen olması gereken yurtiçi satış fiyatı karşılaştırılmıştır.

(3) Buna göre, ÇHC menşeli soruşturma konusu ürün için hesaplanan fiyat kırılması, CIF değerin %33’ü, Vietnam menşeli soruşturma konusu ürün için ise CIF değerin %48’i oranında; fiyat baskısı ise ÇHC menşeli soruşturma konusu ürün için %63, Vietnam menşeli soruşturma konusu ürün için ise %80 olarak hesaplanmıştır.

(4) Söz konusu incelemede fiyat baskısının fiyat kırılmasına göre oldukça yüksek oranda tespit edilmiş olması, yerli üretim dalının dampingli fiyatlarla gerçekleşen ithalat nedeniyle fiyatlarını olması gereken seviyenin oldukça altına indirdiğini göstermektedir.

İKİNCİ BÖLÜM

Yerli Üretim Dalının Durumu

Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri

MADDE 21 – (1) Dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin belirlenmesinde, Nakpilsa’nın verileri esas alınmıştır.

(2) Yerli üretici, polietilenden ve polipropilenden dokuma brandalar dışında, polyesterden dokuma branda ve sulama hortumu üretmektedir. Bu nedenle; büyüme, sermaye artışı, net dönem kârı gibi ekonomik faktörler soruşturma konusu ürünler ile birlikte firmanın tamamına ilişkin verileri içermektedir. Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerindeki gelişmeler değerlendirilirken bu husus dikkate alınmıştır.

(3) Öte yandan, eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Yeni Türk Lirası bazındaki veriler için yıllık ortalama Üretici Fiyat Endeksi oranları esas alınarak hesaplanmış reel değerler kullanılmıştır. Miktar bazındaki verilerin endekslenmesinde ise YÜD’nin sağlamış olduğu ağırlık değerleri esas alınmıştır.

a) Üretim Kapasitesi, Üretim ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)

(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe üretim kapasitesi 2005 yılında 100 olarak alındığında, 2006 yılında 122’ye, SD’de ise 142’ye çıktığı görülmüştür.



(2) Yerli üretim dalı nezdinde gerçekleştirilen yerinde incelemede, söz konusu kapasite artışının, ölçek ekonomisi yaratılarak birim maliyetleri düşürme amacına yönelik olduğu anlaşılmıştır.

(3) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2005 yılında 100 olan üretim miktar endeksi, 2006 yılında 98’e gerilemiş, SD’de ise 107’ye yükselmiştir.

(4) Yerli üretim dalının ilgili üründe kapasite kullanım oranı ise incelenen dönemde SD’ye kadar sürekli düşüş göstermiştir. Buna göre KKO 2005, 2006 ve SD’de sırasıyla %41, %33 ve %31 olarak gerçekleşmiştir.

b) Satışlar

(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2005 yılında 100 olan yurtiçi satış miktar endeksi 2006 yılında 111’e, SD’de ise 119’a yükselmiştir.

c) Satış hasılatı

(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2005 yılında 100 olan yurtiçi satış hasılat endeksi, 2006 yılında 128’e, SD’de ise 133’e çıkmıştır.

ç) Pazar payı

(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2005 yılında 100 olan yurtiçi pazar payı, 2006 yılında 86’ya, SD’de ise 84’e gerilemiştir.

d) Yurtiçi Fiyatlar

(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe ağırlıklı ortalama yurtiçi satış fiyatı 2005 yılında reel bazda 100 iken, 2006 yılında 115’e çıkmış, SD’de ise 112’ye gerilemiştir.

e) Maliyetler

(1) Yerli üretim dalının 2005 yılında 100 olan ağırlıklı ortalama birim ticari maliyeti, 2006 yılında 115’e çıkmış, SD’de ise kısmen gerileyerek 113’e düşmüştür.

f) Stoklar

(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2005 yılında 100 olan stok miktar endeksi, 2006 yılında 65’e gerilemiş, SD’de ise 95’e yükselmiştir.

g) Kârlılık

(1) Yerli üretim dalının 2005 yılında zararda olması nedeniyle bu yıl (-) 100 olarak kabul edilen birim kârlılık endeksi, 2006 yılında (-)118’e, SD’de (-)120’ye gerilemiştir.

h) Nakit Akışı

(1) Yerli üretim dalının reel nakit akışı, 2005 yılında negatif olması nedeniyle (-) 100 olarak kabul edildiğinde, 2006 yılında ve SD’de (-) 116 olarak gerçekleşmiştir.

ı) İstihdam

(1) Yerli üretim dalının ilgili ürünün üretiminde çalışan işçi sayısı endeksi 2005 yılında 100 olarak kabul edildiğinde, 2006 yılında ve SD’de 151 olarak gerçekleşmiştir.

i) Ücretler

(1) Yerli üretim dalının ilgili ürünün üretiminde çalışan işçilerin aylık brüt ücret endeksi 2005 yılında 100 iken, 2006 yılında 130’a çıkmış, SD’de ise 125’e gerilemiştir.

j) Verimlilik

(1) Yerli üretim dalının ilgili ürünün üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2005 yılında 100 iken, 2006 yılında 65’e gerilemiş, SD’de ise 71’e çıkmıştır.

k) Yatırımlardaki Artış

(1) Yerli üretim dalının ilgili üründe yenileme yatırımları 2005 yılında 100 olarak kabul edildiğinde, incelenen dönemde sürekli artarak sırasıyla 256 ve 326 olarak gerçekleştiği görülmüştür.

(2) Yerli üretim dalının ilgili üründe tevsi yatırımları ise 2005 yılında 100 olarak kabul edildiğinde inceleme döneminde sırasıyla 345 ve 134 olarak gerçekleşmiştir.

(3) Yerli üretim dalı nezdinde yapılan yerinde incelemede, firmanın zarar inceleme dönemi boyunca özellikle yenileme yatırımlarının yüksek seyretmesinin, rekabet gücünün korunması amacına yönelik olarak makinelerin modernleştirilmesi için yapılan harcamalardan kaynaklandığı anlaşılmıştır.

l) Büyüme

(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak 2005 yılında 100 olan aktif büyüklüğü, 2006 yılında 172’ye, SD’de ise 194’e yükselmiştir.

m) Sermaye Artışı

(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak 2005 yılında 100 olarak kabul edilen öz sermayesi, 2006 yılında sermayede ve özel fonlarda gerçekleşen artış ile 6.275’e çıkmış, daha sonraki yıllarda bir değişim gerçekleşmese de veriler enflasyondan arındırıldığında SD’de 5.836 olarak gerçekleşmiştir.

n) Net Dönem Kârı/Zararı

(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak 2005 yılında 100 olan net dönem kârı, 2006 yılında 86’ya, SD’de ise 57’ye gerilemiştir.

o) Yatırımların geri dönüş oranı

(1) Yerli üretim dalının dönem net karının özsermayesine oranını gösteren yatırım geri dönüş oranı 2005 yılında 100 olarak kabul edildiğinde 2006 ve SD’de 1 olarak gerçekleşmiştir.

ö)Yatırım Hasılatı

(1) Yerli üretim dalının net dönem karının toplam aktiflerine oranını gösteren yatırım hasılatı, 2005 yılında 100 olarak kabul edildiğinde, 2006’da 50, SD’de ise 29 olarak gerçekleşmiştir.

p) Damping marjının büyüklüğü

(1) SD’de ÇHC’den yapılan ithalat için %60 oranında, Vietnam’dan yapılan ithalat için ise %69 oranında damping marjı belirlenmiştir

Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi

MADDE 22 – (1) İncelenen dönemde soruşturmaya konu ülkelerin yüksek oranlarda damping yaptığı, söz konusu ülkelerden yapılan soruşturma konusu ürünün ithalatının hacminin önemli düzeylerde olduğu, ayrıca dampingli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını kırdığı ve önemli ölçüde baskı altında tutarak firmanın fiyatlarını olması gereken seviyede belirlemesine engel olduğu tespit edilmiştir.

(2) Zarar inceleme döneminde YÜD’nin rekabet gücünü geliştirmek amacıyla yaptığı yatırımlara rağmen dampingli ithalat ile fiyat rekabetine girmesi mümkün olamamıştır. Öte yandan, yerli üretim dalının üretim ve yurtiçi satış miktarı artmakla birlikte büyüyen pazarda payını önemli ölçüde kaybettiği görülmüştür. YÜD’nin fiyatlarını ticari maliyetlerinin altında belirlemiş olduğu göz önüne alındığında pazar payı kaybına uğramış olması daha da dikkat çekici olmaktadır.

(3) Bu durumun yansıması olarak 2005-SD arası firmanın nakit akışı ve ürün kârlılığında önemli ölçüde bozulma yaşandığı belirlenmiş olup, firmanın geneline ait zarar göstergelerinden aktif büyüklüğü ve sermaye artışında olumsuzluk gözlemlenmez ve yeni yatırımlar yapılırken, ilgili üründe karlılık ve nakit akışı giderek daha da bozulmuştur.

BEŞİNCİ KISIM

Dampingli İthalat ile Zarar Arasındaki Nedensellik Bağı

Dampingli ithalatın etkisi

MADDE 23 – (1) Zarar inceleme döneminde soruşturma konusu dokuma branda ithalatının, nispi ve mutlak olarak arttığı, üçüncü ülkelerden ithalat miktar bazında %3 oranında artarken soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli ithalatın %340 oranında arttığı belirlenmiştir. Ayrıca, Türkiye pazarının %27 oranında büyüdüğü bu dönemde yerli sanayinin pazar payının %16 oranında düştüğü belirlenmiştir.

(2) Bahse konu dönemde dampingli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarını önemli ölçüde baskı altında tuttuğu, aynı dönemde yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde de yukarıda ifade edilen olumsuzlukların bulunduğu tespit edilmiştir.

(3) Damping marjlarının önemli oranlarda olması ve fiyat baskısı oranlarının yüksekliği dikkate alındığında, yerli üretim dalının dampingli ithalat ile fiyat bazında rekabet etmesinin çok zor olduğu anlaşılmıştır.

(4) Bu tespitler ışığında, 2005-SD arasında soruşturmaya konu ülkeler menşeli dampingli ithalatın miktar ve değerinde gözlenen mutlak ve nispi artış ile yerli üretim dalında gözlenen olumsuz gelişmelerin paralellik arz etmesi nedeniyle, söz konusu ülkeler menşeli dampingli ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde oluşan zarar arasında illiyet bağı olduğu sonucuna varılmıştır.

Diğer unsurların etkisi

MADDE 24 – (1) Yönetmelik’in 17 nci maddesi hükümleri uyarınca, soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli ithalattaki gelişim ile söz konusu ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin yanı sıra zarara yol açabilecek başka bir unsur olup olmadığı hususu incelenmiştir. Diğer ülkelerden yapılan ithalat, 2005-SD arasında tüketim artış hızının altında miktar bazında %3 oranında artmıştır. Bu ithalatın ortalama birim fiyatları şikayete konu ülkelerin birim fiyatlarının oldukça üzerinde seyretmiştir. Gerek fiyatların gerekse hacmindeki eğilimin bu aşamada yerli üretim dalına zarar verecek düzeyde olmadığı belirlenmiştir.

ALTINCI KISIM

Sonuç

Karar

MADDE 25 – (1) Soruşturma sonucunda, ÇHC ve Vietnam menşeli soruşturma konusu ürünün dampingli fiyatlarla ithal edildiği, yerli üretim dalında zararın mevcut olduğu ve söz konusu ülkeler menşeli dampingli ithalat ile yerli üretim dalındaki zarar arasında illiyet bağının varlığı tespit edildiğinden İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun kararı ve ilgili Bakan’ın onayı ile aşağıda tanımı ve menşe ülkeleri belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalinde karşılarında gösterilen miktarlarda dampinge karşı veri yürürlüğe konulmuştur.


Uygulama

MADDE 26 – (1) Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife istatistik pozisyon numaraları, tanımı ve menşe ülkeleri belirtilen maddenin ithalatında karşılarında gösterilen miktarlarda dampinge karşı vergiyi tahsil ederler.

Yürürlük

MADDE 27 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 28 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan yürütür.